#Okudum
#KitapYorum
#İz
#NoraBağdasaroğlu
#Roman
#İkinciAdamYayınları
#96sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere İkinci Adam Yayınları'ndan çıkmış olan Nora Bağdasaroğlu'nun yazmış olduğu "İZ" isimli romanla geldim.
Şimdi ilk olarak, kitabın kapak resmi beni çok etkiledi. Elime aldığımda çok değerli kristal bir vazoyu tutuyor gibi hissettim. Tamamen içgüdüsel. Kırılgan, hüzünlü, acıklı, yaralı bir aşk hiâyesi olabileceği geçti içimden. Duygularım benden ayrı tamamen böyle örgütsel bir işleyişle fikrime hükmetti. İyi de etti. Zira kalp gözüm yine ve yeniden yanılmamıştı. Bazen istemsiz bir şekilde duygu akış trafiği tek yönlü istikametle ilerler. Tasdiğe, sağlamaya, ispata, araştırmaya takılmaz bile. Varacağı durak bellidir. Yani iç sesiniz, kalbinizin aklı, olanın bitenin hesap çetelesini masaya koyar. Size de koşulsuz kabulleniş düşer.
İlk sayfalardan itibaren, yer bildirim koordinatlarım beni bir otobüsün cam kenarında Balıkesir'e doğru giderken belirledi. Gözlerim yeni bir maceradaydı şimdi. Ayvalıkta bir sahil kasabası, şirin mi şirin beyaz, mavi pencereli tek katlı denize nazır bahçeli huzur kokusunun iyotla karıştığı cennetten bir köşe. Anneanne Betül ve yirmili yaşlarda Derya isminde sarışın, hayat dolu, nahif, güzeller güzeli bahtı kara bir genç kız. İkisinin kurduğu bir dünyada mutlu mesut bir hayat. Deryanın anne ve babası küçük yaşlarda bir deniz kazasında ölmüşler. İki güçlü kadın el ele verip dik durmaya, onurlu bir hayat mücadelesi vermeye cesurca kararlı bir yürüyüşle hayat yolunda ilerlemişler. Taaa ki eski aşkı Tolga'nın Derya'nın hayatına girmesine kadar. Bundan sonra mazide kalmış hatıralar yeniden alevlenir, yarım kalmış düşler, günler, gezmeler, sevmeler, bekleyişler, hükümsüzlükler, karasızlıklar, bıkkınlıklar, üzüntüler, bir bir yüzleşme