Merhabaaa
Bugün Kim Leggett'in yazmış olduğu "Erdem Yılı" kitabını yorumlayacağım.
Hani bazı kitaplar vardır herkes tarafından bilinir. Suç ve Ceza gibi Gurur ve Önyargı gibi ya da Romeo ve Juliet gibi...
İşte bu kitap da herkes tarafından okunup bilinmesi gereken bir kitap.
Ve ben bu kitabı birilerine okutamazsam gerçekten üzülürüm. Çünkü o kadar derin ve anlamlı mesajlar veriyor ki anlatamam.
Kitap resmen içime işledi.
Kadınlara erkekler tarafından yapılan ya da kadınların kadınlara yaptığı zulümler aşırı etkileyici bir distopya haline dönüşmüş ki şaşırıp kalırsınız.
İlk başlarda Açlık Oyunları benzetmiştim ama kesinlikle ve kesinlikle aralarında çok fark olduğunu kitabı okudukça anlıyorsunuz zaten.
Kitabı okurken bazı yerlerde kadınların acısını, hırpalanmasını ben hissettim sanki gerçekmiş gibi geldi. (Hoş zaten kitaptaki kadar olmasa da hala kadınlar hor görülüyor.)
Kitap duygusal mıydı: Belki, ama tanımlayacağım bir kelime olursa kesinlikle irkilticiydi. Ve bu yıl okuduğum en güzel kitaptı. Kitabın cildi ya da ayracı olsun detaylarla işlenmişti ve bu benim çok hoşuma gitti.
13 yaş ve üzerinde olan herkesin, kadın erkek ayırt etmeden, okumasını şiddetle öneriyorum.
Normalde bir kitabı bu şekilde önermem çünkü herkesin okuma zevki farklıdır ama bu kitap çok başka bu yüzden kesinlikle kitaba şans verin
~
Konusu:
Garner Kasabasında kadınların Havva'dan gelen bir sihri olduğunu ve bu sihirle erkekleri etkilediklerini düşünülüyor. İşte bu yüzden her 16 yaşına gelen kız Erdem yılına giriyor ve 13 ay boyunca evlerinden uzakta yaşamak zorunda kalıyorlar. Eve dönebilseler bile çoğu tek parça halinde dönemiyor.
HİÇ KİMSE ERDEM YILI HAKKINDA KONUŞMUYOR. YASAK.
16 yaşındaki Tierney James daha iyi bir dünya hayal ediyordu. Arkadaşı arkadaşa, kadını kadına düşman etmedikleri,
"Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın.
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin.
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın."