Ay Düğümü

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.097
Gösterim
Adı:
Ay Düğümü
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
496
Format:
Ciltli
ISBN:
9786057583963
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Mısır’ın kızgın kumlarının içine gömülen karanlık bir sır…

Ra’nın gözünün arkasında asırlardır ulaşılamayan bir gerçek…

Hiyerogliflerin anlatmaya çalıştığı bir hikâye…

Ve mucizevi bir aşk.

Arkeolog olan Ayliz Kılıç, en büyük hayalini gerçekleştirmek üzere Mısır’da gizlice bir piramide girdiğinde karşılaşacağı esrarengiz olaylardan bihaberdi. Asırlardır kimsenin ayak basmadığı​ bir hazine odasında rastladığı Ra’nın gözü onu kendi dünyasından bambaşka bir dünyaya sürüklediğinde bunun, çözmeye çalıştığı gizemlerin en büyüğü olduğunu öğrenecekti. Yaşayacağını hayal bile edemediği şeyler başına geldiğindeyse asıl kimliğini keşfedecekti.

Evine dönüş yolunu aradığı sırada karşısına çıkan Aytun Karavera, onunla beraber olayları çözmek isterken bilmeden kalbinin buzlarını da birer birer eritmişti. Peki, ne yapacaktı Aytun? Kraliçe’nin kurallarına karşı gelmek pahasına Ayliz’i gizleyecek miydi yoksa dünyasına izinsiz gelen kızı cezalandıracak mıydı?
Binlerce yıl öncesindeki bir lanet, geçmişten gelen Mısır tanrılarının kavgası ve içindeki nefreti dindiremeyen Mısır’ın acımasız Kraliçesi Neftis… Her şey bu kadar karışıkken Ayliz evine dönebilecek miydi?
496 syf.
·1 günde·Puan vermedi
| Ay Düğümü ~ Gamze Çelik |
.
Kitabı az önce bitirdim ve şu an hem şokla hem de aşırı bir heyecanla bu yorumu yazıyorum. Tamam güzel bir kurgu bekliyordum ama itiraf etmem gerekirse bu kadar efsane ve sürükleyici bir şey beklemiyordum. Halâ etrafa boş boş bakıyorum ve bir süre daha etkisinden çıkamayacağım. Neyse efendim ben şoku atlatmaya çalışırken size ufaktan kitabımızdan bahsedeyim.
Arkeolog olan kızımız Ayliz Mısır Piramitlerine girecek olan arkeoloji ekibinin içinde. Mısır’a tutkun kızımıza en büyük sürpriz grup şefi aynı zamanda sevgilisi olan Murat’ın ona doğum günü hediyesi olarak piramite, girilmesi yasak olan yere gizlice giriyorlar. Arkeolojiye aşık kızımıza en güzel hediye bu değil de ne? Her ikisi ayrı yollardan gidip etrafı keşfe başlıyorlar. Karşısına çıkan yılanla kendini gizemli bir odada buluyor ve Ra’nın Gözü’nün içinde bir parıltı görüyor ve işte macera başlıyor.
Kendini bir anda bambaşka bir yerde aslında Mısır’da ama bildiğinden çok daha farklı bir alemde buluyor. Antik Mısır aslında ama günümüz tarihi. Dünya tamamen farklı haritaya bakınca aşina olduğu tek şey Mısır.Kendi ülkesi ve tanıdık hiçbir şey yok. Teknoloji aynı ama zaman farklı gibi. Düşünün bu karmaşanın içinde insan kafayı yer değil mi? Kızımız kendini bu garip dünyada buluyor ve benim favori karakterim canım Aytun’la kesişiyor yolları. Sırlar, efsaneler, büyüler, bilinmezlikler, kraliçe Netfis ve bir sürü olay. Buraya girince nasıl çıkarım bilmiyorum çünkü sayfalarca yazasım var.
Onlara girmeden karakterlerden bahsetmek istiyorum. Aytun’un ikizi Simge! Kızım sen efsanesin. Her yaptığıyla muhteşem olan ve bunu insanlara söylemekten çekinmeyen kendimle aşırı bağdaştırdığım bir karaktersin
Aytun bebeğimi övmeye başlamak istemiyorum aylar yıllar geçebilir bu sürede. Ian, tamam tatlı birisin ama Aytun varken seni gözüm görmüyor affet
İsis, Netfis, Osiris, Set tüm tanrı ve tanrıçalar aşırı ilgimi çekti. Mitolojik kurguları zaten seviyorum ama Mısır mitolojisinde başka var mı bilmiyorum ama okuduğum ilk kitaptı ve bayıldım. Özellikle o finali var yaaa
Kesinlikle okuyuuun
496 syf.
·10/10 puan
"Ölümsüzlük yalnızca bir duvar başına ve bir yıldız sönüşüne kadardır."

10/10'luk bir kitaptı. Ama ben bu kitabın daha ikincisinin çıkmadığını bile bile alıp okudum ve pişmanım çünkü sonu öyle bitiyor ki ben ikinci kitapta neler olacağını tahmin edemiyorum. O yüzden bu kitabı okuyacaksanız ikincisinin çıkmasını bekleyin bence.

Ayliz Kılıç adında bir arkeolog, Mısır'da gizlice bir piramide giriyor ve esrarengiz olaylar yaşanıyor. Yüzyıllardır kimsenin girmediği hazine odasında Ra'nın gözü onu şu an yaşadığımız dünyadan alıp çok farklı bir dünyaya götürüyor. Ve bu sayede Ayliz asıl kimliğini öğrenecek. Ayliz, kendi evine dönmek için yollar ararken Aytun Karavera ile karşılaşıyor...

Kitabın kapağının arkasında mucizevi bir aşk yazsa da kitapta aşk neredeyse yoktu. Toplasan 10-20 sayfa vardır 500 sayfalık kitapta. O yüzden aşk kitabı okumayı sevmeyenler buna aldanmasın. Ayrıca kitabın cildi, karton kapağı ve iç tasarımı (bölüm geçişleri vb.) mükemmeldi. Her şeyiyle bu kitabı çok sevdim.

"Oysa sen hiç bilmeyeceksin beni burada bırakıp giderken kalbimde ne tür zelzelelere neden olduğunu."
496 syf.
·7/10 puan
Henuz okumaya baslamadan bile, kapak tasarımı ve baskı kalitesiyle,  gözümü dolduran,  okurken her bir sayfasını büyük bir merakla cevirdiğim, mitolojik, fantastik , romantik bir kitap öneriyorum sizlere. Ay Düğümü Gamze Çelik'in kaleminden çıkan bir solukta bitireceğiniz bir eser.  Sizi sıkmayan, kafa karıştırmayan ve  yormayan , okudukça mutlu olduğunuz ve bitirdiginizde bunun 2.si nerede diye aradığınız bir kitap.
.
.
Ayliz , arkeolog veMısır 'da bir çalışmanın icinde. Doğum gününde grup şefi ve  sevgilisi olan Murat'ın hediyesi bir gece vakti piramitlerin dehlizlerinde maceraya atılıyorlar.  Ayliz bir kapinin ardına geçip kendini Mısır 'da ama farkli bir düzen icinde buluyor.  Geldiği yer, su an icinde bulunduğu dünyada yok. Ve Aytun yeni geldiği dunyada Ayliz'i korumaya  çalışırken başlarına geleceklerden habersiz. Ayliz öğrendiği gerceklerle ne yapacağını bilemez halde, hem geldiği dünyaya dönmeye çalışıyor hem de yavaş yavaş sürüklendiği aşkın içinde ne yapacağını bilmiyor.
.
.
  Isis, Osiris, Seth, Neftis bütün Tanrılar bu  kurguda yerini almış, hepsi kitabı ilgi cekici kılmak icin işbirliği yapmış. Yazarımız boşluklarıolmayan bir kurgu , ilginc bir dünya yaratmış.  Harikaydı !  Mutlaka okuyun.
496 syf.
·8/10 puan
#kitabınkonusu
Arkeolog olan Ayliz Kılıç,en büyük hayalini gerçekleştirmek için doğum gününün gecesi gizlice piramite girer.Hiç beklemediği bir şekilde kendini başka bir dünyada bulur.Asıl kimliğinin ortaya çıkmasıyla işler karışır.Eve dönmek için çabalarken karşısına Aytun Karavera çıkarak, aklını bulandırır.Gerçekten eve dönebilecek midir? yoksa yeni kimliğini kabullenip orada kalmaya devam mı edecektir?
.
#kitapyorumu
Bence Gamze Çelik'in ilk kitabı olmasına rağmen gayet başarılıydı.Dili akıcıydı ve kurgusu güzeldi.Kapağına ise bayıldım.Umarım Gamze Çelik'in kalemine şans verirsiniz.Bol kitaplı günler.
496 syf.
·2 günde·3/10 puan
Bu aralar genç Türk yazarların fantastik kitaplarını okuyorum ve sevdiklerim var. (Gecenin hikayesi ,Av dönencesi, Sirius Muhafızları gibi) Ancak bu kitap onlardan biri olamadı .(Konusunu anlatmıyorum zaten okumuşsunuzdur. ) Kapak tasarımı ve akıcı olması iyiydi sadece. Herkezin çok beğendiğini görüp almıştım ancak puanının bu kadar yüksek olmasını anlayamadım. En büyük etken Aytun’du benim için. Bad boyluğun beden bulmuş hali diyebiliriz. Ne gerek vardı fantastik bir kitapta böyle toxic bir karaktere,ilişkiye?! Sürekli tehditler savurmasına, şöyle yapmazsan dilini keserim, bacağını kırarım demesine ne gerek vardı. Başlarda ajan olduğunu düşünerek söylemesi normaldi ama kıskançlık altında devam etmesi delirtti beni. Finalde biraz düzelmeye başladı neyse ki. Ayliz ise sürekli korunmaya ihtiyaç pozlardaydı. Neyse ki tepki veriyordu ama “Çok şükür!“ dememden 2 sn sonra tekrar eski haline geri dönüyordu.Ayrıca bu kadar güç sahibi bir karakterin o hallere düşmesi gereksizdi. Mısır’da o kadar olayın içinde karnıyarık yapmanın mantığı neydi?Sadece Sinem ve İan ‘I biraz sevebildim karakterlerden. Keşke karakterler yüzünden konu harcanmasaydı.
496 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Ay Düğümü, Mısır’ın esrarengiz havasını, gizemini konu alan bir kitap ve ilk sayfadan itibaren elinizden bırakmayacağınızı aşırı ciddi garantisini veririm! Bu konuda öncelikle anlaşalım
İlk olarak Wattpad döneminde okumuş ve bütün bölümleri işimi boşvererek bir günde bitirmiştim! Şimdi kitap olarak kavuşmak en güzel şey! ♥ Gerek Wattpad gerekse şu an gördüğüm kadarıyla Mısır’ı ele alarak fantastik bir kitap yazan kimse yok? -benim bildiğim kadarıyla- işte burada Gamze Çelik’in kaleminden çıkan Ay Düğümü farklılığını konuşturuyor.

Arkeolog olan Ayliz’in doğum gününde herkesin hayran kalacağı bir hediyeye sevgilisi Murat sayesinde kavuşuyor ve Mısır piramidine gizlice giriyorlar. Piramidi yavaşça keşfettiklerinde bir yerden sonra yollarını ayırmaları gerekiyor ve bu fikri ortaya atan sanki geleceğinin değişeceğini hissetmiş gibi Ayliz oluyor. Ayliz piramidin içini keşfederken bir yılanla karşılaşıyor ve daha sonra ondan kaçarken duvara çarparak kendini bir anda parıltılı hazine odasında buluyor. Bu odada Ra’nın gözüyle karşılaşıyor… Gerçekten süper bir doğum günü hediyesi değil mi Ayliz?
Ra’nın gözünü görüşüyle beraber Ayliz esrarengiz bir şekilde zamanda yolculuk yapıyor ve günümüz teknolojisiyle kendini eski Mısır da buluyor. Hediyen hala güzel mi Ayliz emin misin? Kendini hiç bilmediği yerde bulurken tesadüfler onu oranın liderlerinden biri Aytun’un karşısına çıkarıyor ve asıl her şey bu andan sonra başlıyor.
Yazar bölümleri dizi edasıyla öyle güzel anlatmış ki okurken gözünüzün önünde canlanmaması hepimizin kulağına tanıdık gelen o eski Mısır müziğini duymamak imkansız! Sayfaları şimdi ne olacak merakıyla çevirirken bir bakıyorsunuz kitabın sonundasınız!
İtiraf edeyim ben en başta Aytun’u sevmedim. Tanışacağımız bir diğer karakter Ian’ın tarafındaydım ama sonra Aytun’a düştüm. Zaten ilerleyen sayfalarda düşmemeniz imkansız! Hele saklambaç ile ilgili alıntının olduğu yer… Aklıma geldikçe eriyorum… Size bu kitap için ciddi fangirllük yapabilirim
Dizi tadında her sayfada yeni bir bölüme geçiyormuş hissi veren kitaba bence bir şans vermelisiniz! Fantastik severlerin özellikle dikkatini çekmeli ve fantastiğe nereden başlamalıyım diyenlerin de bir şans vermesi gerektiğini düşündüğüm bir kitap! Devam kitaplarını merakla bekliyorum!
496 syf.
·2 günde·10/10 puan
Kitabı o kadar fazla seviyorum ki. Bildiğiniz gibi çoğu kitapta mitoloji varsa bu çoğu zaman Yunan mitolojisi olur. Ay Düğümü ise Mısır mitolojisi işleniyor. Ben ilk deva bir kitapta Mısır mitolojisi okudum. Kitabın konusu gelelim. Ana karakterimiz Ayliz bir arkeolog. Ayliz’in en büyük hayali Mısır Piramitlerini gezmek, keşfetmek. Ayliz erkek arkadaşıyla gizlice girdiği piramitte tek başına bir hazine odası buluyor. Odadaki Ra’nın gözü onu yaşadığı dünyadan başka bir dünyaya götürüyor. Mısır’a. Giyinişler, tanrılar, bazı şeyler antik mısır gibi ama bu Mısır gibi değil. Gelişmiş. Kendi dünyasında kullanılan bir çok teknoloji bu dünyadada var. Ayliz nerede olduğunu anlamaya çalışırken Aytun Karavera ile karşılaşıyor. Ayliz’in eve dönmek için yol araması, Aytun’un ona yardım etmesi, Ayliz’in eski sevgilisinin yaptıkları(burda aşırı şaşırmıştım), Mısırın acımasız Kraliçesi Neftis... Olaylar aşırı güzel bir şekilde ilerliyor. Her sayfada bir gizem, bir bilgi, bir olay var. Kitabın sonunda ise kalbimi bıraktım 2. kitap çıkmış olsa hani hiç düşünmeden başlar ve o gün bitirirdim. Şunu söylemeden edemeyeceğim ki kitabın kapağı aşırı aşırı güzel. Gördüğüm en iyi kapaklardan olabilir. Yazarın basılı ilk kitabı. Serinin 2. kitabını heyecanla bekliyorum. Kitap aşırı güzel herkese tavsiye ederim.
496 syf.
·Beğendi·10/10 puan
"Gecenin parıltısı, gecenin hakimine aşık olmuştu."
Bugün, Ay Düğümü bir yaşına bastı. Bu yüzden yoruma başlamadan önce Ay Düğümü'nün doğum gününü kutlamak istiyorum. İyi ki doğdun Ay Düğümü, ateşinin hiçbir zaman sönmemesi dileğiyle...
Ay Düğümü, bana tarifi çok zor hisler yaşattı. Kitabı okurken sanki kurguyla ruhum arasında çok sıkı bir düğüm atılmış gibi hissettim. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen böylesine büyüleyici olması... Tek kelimeyle muhteşem.
Kitap okuduğum en iyi fantastik kurgular arasında ilk üçte yer alıyor. Üstelik mısır mitolojisiyle bağlantılı olmasıyla kalbimi ayrı bir fethetti. Kitap o kadar güzel, o kadar mükemmeldi ki kelimeleri toparlayamıyorum. Kitabın her bir zerresini ayrı sevdim. Karakterlerini, olay zincirini, arkadaşlıklarını, aşklarını...
Ayliz Kılıç, beni sana çeken çok fazla şey var, Yaşadıkların, kitaplara ve Mısır'a olan sevgin, olaylar karşısındaki gücün... Ama büyük bir kısmını sende kendimi görmem oluşturuyor.
Aytun Karavera, zamanında biri sana aşık olacağımı söylemişti ama inanmamıştım. Şimdi ise aşık olmayı bırak, okuduğum bütün kitaplar arasından en sevdiğim erkek karakter oldun. Kitap boyunca sana düşe düşe dizlerim parçalandı vicdansız!
Tabi Amenta'da durumlar değişir mi bilemem. Değişmemesini umuyorum.
Simge Karavera, güzelim sen de ikizine çekmişsin sanırım. Yoksa en sevdiğim yan karakter olmanın mantıklı bir açıklaması olamaz. Yaşadığın bazı olayları hiç hak etmedin. Ama üzülme, sen daha iyilerine layıksın. Ayrıca lütfen Amenta'da Ayliz ve Aytun'un hata yapmasını engel ol ve daha dikkatli davran.
496 syf.
·8/10 puan
Ay Düğümü Doğruyu söylemek gerekirse ilk başta ön yargılı yaklaşmıştım, kitaba. Okudukça içine çeken kurgusu mükemmeldi. Bir günde kitabı bitirdim. Kitapta çok fazla sır var ve kendimi o sırları bulmaya çalışırken buldum. Klasik bir mitoloji hikâyesi gibi değildi ama yine de bazı yerleri az çok tahmin ediliyor. Uzun lafın kısası kitap okumaya değer, asla zaman kaybı değil.
496 syf.
·5 günde·9/10 puan
Beni şaşırttı, her dakika olaylar merakla ilerlerken duramadım. Güzel bir kurgu olmuş konu, geçtiği yer, yaşananlar özgün olmuş. Ve karakterlerin küçük küçük aşk dolu atışmaları da tatlı olmuş. Doğal bir kitap çok sevdim ve dört günde bir anda bitti 2. sini merakla bekliyorum çünkü çok can alıcı bir yerde bitti. İçimde ukde kaldı bazı şeyler.
496 syf.
·1/10 puan
Şok içindeyim. Dehşete düşmüş vaziyetteyim. Bugüne dek okuduğum Türk yazarlardan beğenmediklerimin kötü olduğu belliydi mesela Büşra Köprü’nün Tarot Falım kitabını okurken zaten bir beklentim yoktu kitabın ortalama puanı ortadaydı, yorumları ortadaydı ama bu kitap resmen bana bir sürpriz oldu. Bu kitabın Ortalama 9 puanı nasıl olur? Hiç mi kitap okumayanlar bu kitabı okudular da yorumladılar anlamadım.yorumlara bakıp anlatılanlarda gördüğümle okuduğum kitap arasında burdan uzaya yol var.
Kurgu baştan sona şaka gibi. Mısır’da Türk isminde Türkçe konuşan insanlar mı ararsınız? Bildiğimiz dünyaya ait olmayan haritalara rağmen Aytun, Simge isimle karakterler mi? Hamarat görüneyim diye mısırın ortasında karnıyarık yapan ana karakter mi? O karakteri itip kakan cehennem ateşi diye seslenen karakter ki? Cehennem ateşi hakkında araştırma yaptım biraz dinler konusunda pek ilgim de bilgim de yok benim. Diyor ki siteler pis kokulu, acı verici, görenin sesini duyanın dehşete düşüp dizlerinin üstüne çökeceği kadar iğrenç bir şeymiş cehennem ateşi. Adam kıza böyle sesleniyor aslında kıza olan tavırlarla uyumlu bir söz ama kız buna resmen eriyor? WHAT? Hangi olaya takılsam bilemedim. İsimlere mi, mısır içeren ama araya serpiltirilmiş mitolojik isimler dışında hiç esamesini göremediğim mısır kültürüne mi? Paralel evren mi, başka bir dünya mı, hayal mi rüya mı belli olmayan kurgusuna mı klişe badboy stilindeki oğlana ve saf kıza mı? Çocuk kızı itip kakıyor kızın başına bir iş gelince “SEN BENİ KORUMADIN” diye tripleniyor kız. Sen asıl kendini o oğlandan koru bence, en büyük tehlike o gözünün önünde. Sana sürekli bağıran çağıran o var. Final de klişeydi. Her bahse varım ikinci kitapta Ayliz oraya dönecek geri bugüne kadar başka türlüsünü görmedim ki? Sen böyle konuştuğunda dilini kesmek istiyorum, cehennem ateşi diyor esas oğlan. Dilini kesmek istiyormuş kız sussun diye sadistliğe, manyaklığa bak. Bu mecazi de olsa ne saçma ve korkunç bir cümle. Cehennem ateşini sevgi sözcüğü olarak kullandığına emin miyiz şimdi?
Bir de edebi olsun şiirsel görünsün diye zırt pırt ortaya çıkan garip cümleler betimlemeler var. Şiirsel desen değil. Bazılarının mantığını anlamakta cidden zorlandım. Bıçak, örselenmek, keskin taraf, parlaklık bir şeyler ifade ederken benzerlikler yakalanmaya çalışılmış ama olmamış. Olamamış. Kafa bulanıklığı yaptı resmen. Sürekli bıçak, kesik, kesmek, biçmek, kırmak güzellemeleri, edebiyatı, şakası. Sadistlik de var bir miktar.
Çok büyük hayal kırıklığı oldu. Kapak da Leonardo Patrignani yazarının Telepati kitabın kapağının AYNISI. Tek güzel yanı içindeki hiyeroglifli iç cildi ve bölüm girişlerindeki hiyeroglifleriydi. İkinci kitabı okumayacağım. Zaten ilk kitabı da ben satın almadım arkadaşımdan aldım.
496 syf.
·Puan vermedi
Kesinlikle efsane bir kitaptı.Yazarın anlatımı, karakterlerin betimlenmesi efsaneydi.
Baştan sona kadar severek ve büyük bir heyecanla okuduğum kitaplardan biri oldu.

Konusuna gelince; Arkeolog olan Ayliz Kılıç, Mısır piramitlerinde ekibiyle çalışmalar yapmaktadır ve doğum gününde grup şefi Murat ile birlikte piramidin yasak yerlerini gezmeye başlarlar. Bu, Ayliz için çok çok önemli bir hediyedir. Çünkü Ayliz işini çok sevmektedir.

Murat ile ayrılıp tek başına ilerlemeye başladığında bir anda kendisini bir hazine odasında bulur ve akıl almaz bir şekilde kendini başka bir yerde bularak olaylar başlar. Daha birkaç sayfasında bu olaylar olunca, devamını da merak etmemek elde değildi.

Karakterlere gelince, Ayliz karakterini severek okudum. Başlarda Aytun'a da sinir olsam da bir süre sonra onu da sevmeye başladım. Simge'ye gelince, okurken çok çok eğlendiğim bir karakterdi.

Ayliz'in başına gelenler, gerçek kimliği, evinin yolunu aramaya çalışması kısacası her şey çok sürükleyici olarak ilerledi ve kitabı çok kısa bir sürede bitirdim.

Kesinlikle okumalısınız
"Buraya kadar geldiysen,artık buraya aitsindir.Sakın unutma.Ölüm ile yolun sonu yalnızca bir başlangıctır ve öteki dünya'ya geçişinde en büyük yardımcındır."
bazen anlattıklarını dinleyecek bir dosta veya yalnızlığa ihtiyaç duymazsın. sessizliği seninle bölüşecek, seni yargılamadan acını misafir edişini izleyecek birini istersin yanında.
Yüksek bir binanın en üst katından birbiri ardına atılan hayallerimin aşinası olduğu gibiydi içinde bulunduğum uçsuz bucaksız karanlık.Yok oluşlarının her daim vardı bir bildiği,asla özgürlüklerine kavuşamayacaklarını bildikleri içindi en acısız yolu seçmelerinin nedeni.Hayallerim dahi umutsuzluğu yaşarken benim umutlu olmam ne büyük ironiydi,değil mi?
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ay Düğümü
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
496
Format:
Ciltli
ISBN:
9786057583963
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Mısır’ın kızgın kumlarının içine gömülen karanlık bir sır…

Ra’nın gözünün arkasında asırlardır ulaşılamayan bir gerçek…

Hiyerogliflerin anlatmaya çalıştığı bir hikâye…

Ve mucizevi bir aşk.

Arkeolog olan Ayliz Kılıç, en büyük hayalini gerçekleştirmek üzere Mısır’da gizlice bir piramide girdiğinde karşılaşacağı esrarengiz olaylardan bihaberdi. Asırlardır kimsenin ayak basmadığı​ bir hazine odasında rastladığı Ra’nın gözü onu kendi dünyasından bambaşka bir dünyaya sürüklediğinde bunun, çözmeye çalıştığı gizemlerin en büyüğü olduğunu öğrenecekti. Yaşayacağını hayal bile edemediği şeyler başına geldiğindeyse asıl kimliğini keşfedecekti.

Evine dönüş yolunu aradığı sırada karşısına çıkan Aytun Karavera, onunla beraber olayları çözmek isterken bilmeden kalbinin buzlarını da birer birer eritmişti. Peki, ne yapacaktı Aytun? Kraliçe’nin kurallarına karşı gelmek pahasına Ayliz’i gizleyecek miydi yoksa dünyasına izinsiz gelen kızı cezalandıracak mıydı?
Binlerce yıl öncesindeki bir lanet, geçmişten gelen Mısır tanrılarının kavgası ve içindeki nefreti dindiremeyen Mısır’ın acımasız Kraliçesi Neftis… Her şey bu kadar karışıkken Ayliz evine dönebilecek miydi?

Kitabı okuyanlar 297 okur

  • Yeşim Deveci
  • Melek
  • sema
  • Readslate
  • Betül Sarca
  • Kübra Nas Çolak
  • cemre akay
  • Birsu
  • elfrida keedle
  • Ayça Sena

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%54.3 (89)
9
%20.1 (33)
8
%11 (18)
7
%5.5 (9)
6
%2.4 (4)
5
%1.8 (3)
4
%0.6 (1)
3
%1.2 (2)
2
%1.2 (2)
1
%1.8 (3)