İlk kitap olan Ay Düğümü'nü bitirdikten sonra ikinci kitap için gün saymış, neler olacağını büyük merakla beklemiştim ve kitap çıkar çıkmaz da hiç düşünmeden alıp okumaya başlamıştım. Az önce kitabı bitirip kapağını kapattığımda ise hissettiğim duygu sadece dehşetti!
Her bir sayfasında yeni bir sır açığa çıkarken daha ne olabilir ki dedikçe "Ne?" demeye devam ettim ve kitabı okurken defalarca şok geçirdim. Yazarın anlatımının akıcılığı ve gerçekçiliği ile sayfaları okudukça sırlarla sarsılırken kitabı elimden bırakamadım! Anlatım dili o kadar iyiydi ki, onların yanında ve onları izliyor gibiydim ve bu da beni dehşete düşüren şeylerden yalnızca biriydi.
Yazarın öyle ustaca bir anlatımı ve karakterlerin gerçek kimliklerini gizleyişi vardı ki kimden şüphelenmemiş olsam bir yerde karşıma öyle kimliklerle çıktı ki şok içinde kalakaldım. Olan kaoslar, hisler, sırlar, betimlemeler, Mısır'ın havası, fantastik olaylar o kadar ustaca anlatılmıştı ki Piramit serisine okuduğum en iyi serilerden biri diyebilirim.
Ve şunu söylemeden de geçemeyeceğim. İlk kitabın sonunda biz okurları yaralayan yazarımız, ikinci kitabın sonunda hiç düşünmeden bizi gömmüştü! Üçüncü kitabı hem heyecanla, hem de korkuyla bekliyorum.