Ben alışkın değildim insanların benimle yalnızlığımın arasına girmesine. Çoğu insan biriyle ya da birileriyle konuşmayı bir ilişki biçimi olarak tanımlarken, ben bunu tamamen kendime yönelik bir engelleme olarak görürdüm. Sadece engelleme değil, bir mide bulantısına dönüşürdü. İnsanlarla ilişki halinde olmaktan nefret ettiğimi söyleyebilirim.
İnsan, kafasında taşıdığı düşüncelerden kaçtıkça büyür bu düşünceler ve bir süre sonra bu düşüncelerin ağırlığını kaldıramaz. Ya bunlarla yüzleşir ya da bu acıları yaşama pahasına sürekli kaçmaya çalışır.
Kaçamadım daha fazla ve bir tedavi yöntemi olmasa da en azından bir uyuşturma yöntemini benimsedim; yani yazdım.