•Genelde önsözler uzun gelir, okunmaz. Fakat, “Bir İdam Mahkûnun Son Günü” kitabı yoğun önsözüyle bize bir çok bilgi veriyor. Kitabın ilk üç yıl boyunca isimsiz yayımlanması ilgimi çekti. Kitabı yazan kişi gerçekten bir mahkûm mu yoksa bir yazar mı bilinmiyormuş. Mahkumun adını, yaşını (sadece genç olduğundan söz ediliyor), işlediği suçu bilmememize rağmen, kitaptaki tasvirler ve psikolojik tahliller beni çok etkiledi. Sanki mahkûmla beraber ben de sancılı düşünceler içerisine girip çıktım ve o anı onunla beraber yaşadım..Kitap aynı zamanda yazılmış olduğu döneme bir eleştiri gibiydi. Giyotin’i izlemek için heyecanlı bekleyişte olan halkı “iğrenç halk” diye nitelendirmesinden bunu anladım. Mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
İnsanların birbirleri için pek az şey ifade etmesi bende genellikle göğsümü parçalamak, beynimi dağıtmak isteği uyandırıyor. Ah, karşımdakine geçiremediğim sevgi, sevinç, şefkat ve hazzı karşımdaki de bana sunamaz, tüm kalbim mutlulukla dolup taşsa bile, karşımda kılı kıpırdamadan duran soğuk birini mutlu edemem..