Konusu
1904 yılında Londra’da tiyatro sahnelerinde doğan Peter Pan, daha sonra 1911’de Peter Pan’in yayımlanmasıyla birlikte kitap sayfalarına ve ardından beyaz perdeye taşındı. Okurlarını Londra sokaklarından alıp Hiçbiryer’e götüren J. M. Barrie’nin kahramanı, ebedi bir gençlikle özdeşleştirilir. Büyümek istemeyen bu oğlan çocuğu, küçük okurları için özgürlüğü simgelerken yetişkin okurları için masumiyeti ve çocukluğa olan özlemi yansıtır. Yazar J. M. Barrie, bu dünyayı yaratırken hem Stevenson’ın Define Adası kitabındaki karakter ve olaylardan hem de mitolojiden faydalanmıştır. Nitekim Peter Pan karakteri tanrıların dünyası ile insanların dünyası arasında özgürce seyahat edebilen haberci tanrı Hermes ile Hermes’in oğlu ve kırların koruyucu tanrısı olan keçi ayaklı Pan gibi pek çok mitolojik figürden izler taşır. Peter Pan’in bitmeyen çocukluğunu, arkadaşlarının ve düşmanlarının başından geçenleri anlatan bu masal, ona inananlar olduğu müddetçe yaşamaya devam edecektir.
•
Yorumum
Peter Pan gerek çocukluğumda gerek yetişkinliğimde en sevdiğim hikayeydi. Küçüklüğümde yine kısaltılmış metnini okuyup bu yaşımda tam metnini okumak bana mutluluk veriyor. (Hatta tekrar okumaya başlamıştım fakat yarım bırakmak zorunda kaldım ) Filmini de izledikten sonra tamamen favori kitaplarım arasınsa yerine almış bulunmakta. Hani bazı kitaplar olur unutsam da tekrar okusam... Peter Pan tam olarak öyle benim için. Her yaşta insan okumalı, okutmalı diyorum. Yazarın betimleri olsun akıcılığı olsun mükemmel gerçekten. Gönülden tavsiye ediyorum.