Aleyna

Puan vermedi·64 syf.··
2023 14. kitabı
Yazar ve kitap hakkında: Alfred de Musset (1810-1857): İlk şiirleri yirmi yaşında yayımlanan sanatçı, daha sonra oyun, roman ve öyküler yazsa da şair olarak ün kazandı. Oyunlarını sahnelenmek üzere değil, daha çok okunması için yazdı. Bununla birlikte günümüzde dahi sahneye konulan oyunları eserlerinin taşıdığı dramatik değeri kanıtlamaktadır. Dili ve duygularındaki içtenlik, seyirciyi kavrayan bir şiir ve rüya havası oyunlarının hep canlı ve yeni kalmasını sağlamıştır. Marianne’in Kalbi, Alfred de Musset’nin çok beğenilen ve en sık oynanan birkaç dramından biridir. Yazarın tiyatro anlayışının iyi bir örneği olan bu oyun romantik Fransız dramının yapmacığa kaçmayan, bu yüzden eskimeyen eserleri arasında yer alır. Yorumum Duygusal, romantik ve bir o kadar melankolik bir genç olan Célio'nun yaşlı bir ceza yargıcının genç karısı olan Marianne'ye olan aşkını anlatır. Célio'nun tam zıt karakterinde olan Octave'nin ona yardım eli uzatmasıyla olay örgüsü başlar. Kitap örgüsü daha çok Marianne'nin balkonunda geçmektedir. Ve işte olay örgüsü böylece başlamaktadır. Son zamanlarda tiyatro metinlerine merak saldım ve okuduğum her kitabı çok beğeniyorum. Marianne'nin Kalbi kitabı da benim en sevdiklerim arasında yerini aldı. Kitap 59 sayfa. Tam çerezlik bir kitap. Vaktiniz olursa okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Ve ne olursa olsun kadınları çok fazla kızdırmamak lazım
Marianne'in KalbiAlfred de Musset · İş Bankası Kültür Yayınları · 20121,207 okunma
Reklam
Puan vermedi·424 syf.··
2023 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2023 00:18
Konusu Tanrı, bilim, kimlik, aidiyet, Doğu-Batı tartışmalarının tam ortasında hiç kimselere benzemeyen, karizmatik bir adam, sarsıcı bir skandal ve sıra dışı bir aşk... yarım kalan... seneler sonra tekrardan canlanan... Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri... Havva'nın Üç Kızı Türkiye ilr Avrupa, din ve bugün arasında gidip gelen güncel bir hikaye anlatıyor. Yüzyılın en çok tartışılacak konulardan birini kışkırtıcı kahramanlar aracılığıyla ele alan, temposu hiç düşmeyen kolay kolay unutamayacağımız bir roman. Yorumum Peri Nalbantoğşu, dindar bir anne ve bir o kadar zıt karakterli bir babanın en küçük kızı hatta evin tek kızı. Tanrı'nın varlığına inanma çabasında ama bir o kadar da sorgulayıcı bir kızdır. Peri daha küçük yaşlardayken anne ve babasından dolayı dini sorgulamaya başlar. Bu olay örgüsü de 1980'ler ve 2016 yılları arasında geçer. Peri Oxford'u kazanır ama olacak olaylardan habersizdir. Oxford'a giden Peri'ye orada tanıştığı iki arkadaşı (Şirin ve Mona) eşlik eder. Mona dinine aşık ve sonuna kadar bağlı bir kızdır. Şirin ise tam tersi olarak bir din düşmanı diyebiliriz. Olayın döngüsü Profesör Azur ile tanışmalarıyla başlar. Profesör Azur Oxford'ta öğretim görevlisidir, onun dersini her isteyen öğrenci alamaz. Mona ve Şirin onun öğrencileridir fakat Peri değildir. Peri'nin Profesör Azur'un dersine girmeyi başarmasını anlatarak günümüz ile 1980'ler ve 2016 yılları arasındaki olay örgülerini anlatır. Kitap hakkında çok bir şey söylemeyeceğim ama sonunu beğenmesemde okunmalı diye düşünüyorum. Nedeni sorulursa çoğu şeyi (din, dinsizlik, bekaret, laiklik) içinde barındıran bir kitap. Sisin içindeki bebek mevzusu beni çok etkiledi. Bir de
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2020 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2020 22:51
•Konusu• Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak “suç” işler. Böylece yeniden “hissetmeye” başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, “hayatın en dibindeki lağımlara” sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır.  ° Bizi mutlu eden bir hayatı mı yaşıyoruz yoksa bizden istenilen ve çevremizi mutlu eden bir hayatı mı ? Stefan Zweig'ın en beğendiğim eserlerinden birisi olmuştu bu kitap. Bu kitap sayesinde kendi iç dünyama dair gerçeklerle yüzleşmem de faydası oldu. Ki okuyan herkeste aynısını yaşattığını/yaşatacağını düşünüyorum. Kendi psikolojimizi, olaylara verdiğimiz tepkileri kısacası her şeyi etkileyen bir kitap. Duygu betimlemesi o kadar iyi ki bir oturuşta bitirebileceğiniz 80 sayfalık bir kitap.
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,7bin okunma
9/10
·56 syf.··
2023 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2023 13:27
Konusu • Lyon’da Düğün Fransız Devrimi sırasında yaşanan kargaşa ve zulüm günlerinde ölüme yaklaşan insanlara umut veren bir aşkın hikâyesidir. 1793’te kentte kurşuna dizilmeyi bekleyen karşı devrimcilerin toplandığı hapishane tuhaf bir nikâha sahne olur. İki Yalnız İnsan, acı çeken iki çaresiz insanı buluşturur. Birinin yüreğinden kopan çığlık diğerininkinde karşılık bulurken, farkında olmadan birbirlerinin yıllar süren yalnızlığına son verirler. Wondrak ise yazarın savaş karşıtı yapıtlarından biridir. Bohemya’nın küçük bir kentinde çirkinliğiyle sürekli alaya maruz kalan bir kadın tecavüze uğradıktan sonra doğurduğu çocuk sayesinde yaşama tutunmuştur, ama patlak veren Birinci Dünya Savaşı yüzünden oğlunu askere alarak ondan koparmaları söz konusudur. Zweig bu öykülerde toplum dışına itilmiş karakterleri üzerinden insanlık durumunu analiz eder. Karakterlerinin başlarından geçenler “yazgı” değil, insanlığın iflasının sonucudur. • Yeniden bir Zweig kitabı ile birlikteyim. 3 öyküden oluşan bu kitabı çerezlik niyetine bir günde bitirebilecek bir kitap tavsiye ederim
İnceleme
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139bin okunma
Martin Eden
9/10
·520 syf.··
2023 11. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2023 17:00
Martin Eden ilkokul eğitimini yarıda bırakmış kaba saba bir gençtir. Gemicilikle uğraşan bu genç, Arthur adında genci bir kavgadan ayırmasıyla başlayacaktır hikayemiz. Arthur Martin Eden'in cesareti ve kişiliğine hayran kalmış ve onu aile evine götürür. Martin için her şey o zaman başlar. Ruth'u ilk gördüğünde adeta vurulmuştur. Ama o ev, yaşam tarzı, kıyafetler bile Martin'in oraya ait olmadığı hissine kaptırır. Fakat Martin bu güzel kızımıza olan aşkından değişmek ister ve Ruth'un ona yardım etmesini isteyerek devam eder. Daha fazla yazarak anlatmak istemiyorum. (yanlışlıkla spoiler verebilirim.) Martin Eden, bir aşk kitabından öte insanın kendi içine işlemesi gereken bir kitap olmuştur. Eden’ın kişiliği değişmese bile insanların hatta onu seven herkesin sevgi adı altında değil de sadece ünlenmesiyle ona değer vermesi olmuştur. Kendi için değil de hep sevdiği kadın için çabalayan bu genç istediği başarıya ulaştığında mutlu değildi. Mutlu olmamasının sebebi kendi için yapmıyor oluşuydu. Beni gerçekten etkileyen bir kitap oldu. ilk başlarda sıksa bile bırakmadan okumak lazım diye düşünüyorum. Ben üç kez yarıda bıraktığım için çok pişmanım.
İnceleme
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Reklam