Nefes verdiği vakit buzlar şekillenirdi. Sıcaklık yiterdi. Ateşler erir ve sönerdi,tir tir titretirdi soğuk onları. Ağaçlar durgun, esrarlı ruhlarına doğru buz keser, dalları ise kırılganlaşıp kendi ağırlıklarından ötürü kırılırdı. Hayvanlar mosmor olup sızlanır ve ölürdü, gözleri pörtlerdi ve derilerinin üzerini don örterdi.
Buz ejderhası ölüm püskürtürdü dünyaya;ölüm, sükunet ve soğuk.
Üzüntü hastalığı bir insanın başına gelebilecek en kötü şeydir. Özellikle de yakınlarda moralini düzeltecek, üzgün olduğunu fark edip bu insanı neşelendirecek kimse yoksa.
Şu insanlar ne kadar tuhaf varlıklar. Konuşmaya bayılıyorlar ama dinlemeyi hiç istemiyorlar. Yeryüzündeki başka hiçbir varlık bu kadar çok konuşup bu kadar az dinlemiyor.