“Bütün ülkeyi sulamak için bir- iki dere yeterli değildir. En uzaktaki kulübeler bile, göl, pınar veya dere gibi bir su kaynağına muhtaçtır. Halkın manevi susuzluğu da buna benzer. Her yerde halkın kana kana içebileceği canlı kültür kaynakları bulunmalıdır.”
“Aydın olmak, modaya uygun elbise ve şapka giymek, kolalı gömlek taşımak değildir. Aydın zümre, ulusun başı yani beyni sayılır. Ulus, sizi iyi bir eğitim aldıktan sonra iyi bir aylık alın, akşamları kahvehanelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlensin diye okutmamıştır. Böyle yapanlar gerçek aydınlar değillerdir. Onlar aydınların küflenmişidir.”
“Büyük adam bir kahramandır, bir şimşektir. Ancak halk ne toprak tabakası, ne de saman yığınıdır. O şimşeği meydana getiren halkın kendisidir. Ne zaman bir bulut veya bulutlar elektrikle dolmuş duruma gelirse, şimşek kendiliğinden çakmaya başlar. Eğer bulutta elektrik yoksahiçbir zaman şimşek çakmaz. Bulut yalnızca nemli bir duman halinde durur. Uluslar da böyledirler. Eğer bir ulus büyüklük ve kahramanlık unsurlarına sahip ise ondan şimşekler meydana gelir. Ulusun arasından kahramanlar çıkar. Eğer halk, soğuk ve nemli bir duman yığınından ibaret ise hiçbir güç ondan şimşek çıkaramaz.”
“Halk kitleleri, yerde duran ve çürüyen bir saman yığını gibidir. Büyük adamlar, yani kahramanlar ise gökten düşen, samanı tutuşturan, halk kitlelerini canlandıran ve harekete geçiren bir şimşek gibidir.”