“ Gerçeklikle düş arasındaki çizgi bir kez koptuğunda içine düştüğümüz kısır döngü sonsuza dek sürebilir. Her an kendini tekrar eden yanılgı yeni bir hakikat kurar ve bütün anlamlar yer değiştirir.”
“ Vazo yalnızlığa karşı bir umudu muhafaza etmek, yalnızlığa direnmekti. Sevdiğin ve seni seven birinin geleceğinin emaresiydi. Birinin elinde taze kokulu çiçeklerle kapını çalacağının. Çiçek kokularının odayı ısıtabileceğinin. Sadece odayı değil kalbini.
“ İnsan bazen kaybolur. Benim de başıma geldi. Kendimi aramaya başladım. Çok yere bakındım, nereye gittiysem nafile. Son çare aynalara sığındım. Kendimi bulabilmek için aynalarla doldurdum evimi. Aslına bakarsanız kendini bulabilmek için başka yere bakmak acizliktir. Bunu itiraf etmekte bir beis yok. Keşke yeteri kadar gücüm ve cesaretim olabilseydi de içime bakabilseydim. Tabii görebilecek bir göze, anlayabilecek bir kalbe ihtiyaç var, onu da zamanla öğreniyor insan.”