Adı koyulmamış hiçbir şeyin gerçek anlamda var olduğuna ikna olamayan bir kalbin sahibiydim ben.Var olanla yok olan arasındaki fark bir isim.Onunla başlayan hayatımı onun ismini bilmekle başlamak istedim.
Kendi görüntüsü üzerinde yüzen bir nilüfer gibi,ondan yansıyan görüntülerimle döküldüm kendi üzerime.Böyle okudum kendimi.Böyle hoşnut kaldım kendimden.Hayatı ve kendimi böyle öğrendim.Onu,herşeyi terk ederek ,herşeyi göze alarak,yaktığım gemilerde bende yanarak,yaktıklarımın enkazı altında ben de kalarak sevdim.Aykırı gerçeği ile yüz yüze gelen ruhun hissettiği tedirginlikle sevdim ben.
Nazan BEKİROĞLU'ndan müthiş bir eser.Aşk ve tarihin bir arada müthiş bir şekilde harmanlandığı hikayeleriyle kalbimizİ,ruhumuzu ve zihnimizi derinden etkileyen bir başyapıt.
Adımın başında Nur'un nun'u.Nihade'nin nun'u.Mansur olarak değil,o nun olarak onundum.
Öylece andı beni,kendi adımla bildi beni
Bir defası dışında.Son defası dışında.