• BOP (Büyük Orta Doğu Projesi) Yeni Dünya Düzeni'nin sınırlara yönelik bir şehir devletçikler dönemine dönüş projesidir.
  • BOP haritasının anlattıkları:
    Türkiye, İran, Pakistan, Afganistan, Suriye, Kuveyt, Katar, BAE, ve Arabistan toprak kaybediyor.

    Yemenin sınırları genişliyor. Ürdün, Lübnan, Azerbaycan ve Ermenistan (muhtemelen israil'in ikinci merkezi olacak) sınırları genişliyor.

    Suudi Arabistan ismi Bağımsız Suudi Yurtları olarak değişiyor.
    Ürdün-Büyük Ürdün oluyor.
    Lübnan - Büyük Lübnan oluyor.

    Özgür Kürdistan, Sünni Irak, Arap Şii devleti, Kutsal İslam Devleti ve Özgür Balucistan isminde devletler kuruluyor.

    Filistin ve Gazze'nin ismi yok, İsrail toprak kaybediyor (1967sınırları).

    Sınırı değişmeyen tek ülke Umman.

    Bağdat müstakil bir şehir devleti oluyor.
  • -1.Dünya savaşı: Osmanlı İmparatorluğu, Rus Çarlığı, İngiltere Krallığı ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu yıkıldı, 10milyondan fazla insan öldü.

    -2.Dünya savaşı: Almanya İtalya mağlup oldu, Hitler ve Musolini diktatörlüğü son buldu, 50milyondan fazla insan öldü.

    -Savaştan sonra Stalin (sovyet), Churcil (ingiltere) ve Roosevelt (amerika) 4şubat1945 te sovyetler birliği'nin Yalta Kasabası'nda Yeni Dünya Düzeni anlaşması yaptılar.

    -Avrupa Stalin diktatörlüğüne karşı 4nisan1949 da askeri anlaşma ile NATO yu kurdular (Danimarka, Fransa, İtalya, İzlanda, Hollanda, Lüksemburg, Norveç, Portekiz, İngiltere ve sonradan Federal Almanya)

    -nato'ya karşı 14mayıs1955 de Varşova Paktı kurularak iki kutuplu bir dünya oluşturuldu (Sovyetler Birliği, Doğu Almanya, Polonya, Bulgaristan, çekoslavakya, Macaristan, Romanya ve Arnavutluk)

    -1973 deki petrol krizi ile gelişmis yedi ülke birlikteliği G7 ler kuruldu (Fr, De, İtalya, ing, Japonya, Amerika ve sonradan Canada). Böylece yeni dünya düzeni yeniden canlandırıldı.

    -1991 de Varşova Paktı dağıtılarak sopuk savaş sonlandırıldı.

    -1991 de iskoçya'da NATO nun düşman rengi kızıl'dan yeşil'e çevrilerek İslam düşman olarak belirtildi.

    -Varşova Paktı ile Sovyetler dağıldı.

    -1997 de D8 olarak İslâm Birliği kuruldu.

    -20haziran1997 de D8 lerin kuruluşundan beş gün sonra Colorado G7 zirvesinde Rusya'da dahil edilerek G8 yapıldı.(daha sonra anlaşmazlık yüzünden Rusya'nın üyeliği düşse de G8 ismi değiştirilmedi)

    -şaibeli bir seçimle 7kasım2000 de Gerge W Bush başkan seçildi. 11eylül2001 de ikiz kuleler olayı patlak verdi. Bu olay bahane edilerek Afganistan ve Irak işgal edildi.

    -ilk oylamada tezkereye destek vermeyen TBMM ikinci oylamada 20mart2003 te tezkereyi meclisten geçirdi.

    -16şubat2004 ilk defa RTE BOP nden bahsetti.

    -22şubat2004 te Mark Grossman projeyi dünyaya tanıttı. 17müslüman ülke sayısı 22 olacak ve sınırlar değişecek.

    -8haziran2004 te Amerika 'nın Georgia Eyaletinde yapılan toplantıda G8 leri temsilen Berlisconi, demokratik model ülke başbakanı RTE ve arap ülkelerini temsilen Yemen devlet başkanı Ali Abdullah Salih görevlendirilşyor.

    -BOP projesinin haritasında sınırları genişleyen, azalan değişmeyen ve şehir devletleri var.

    -Aralık2010 da BOP için Arap Baharı devreye sokuldu.

    -16nisan2017 de Başkanlık sistemine geçildi ve Türkiye'yi eyaletlere ayırabilmek için içişleri bakanlığına yetki verildi.
  • Yahudilerin Endülüs'te aldığı üç karar, BOP ile, 2025 yılına kadar hazır hale getirilecek. Arkasından Armageddon savaşı başlayacak, kıyamet senaryosunun birinci sahnesi oynanmış olacak ve beraberinde dünyanın üçte biri aynı oranda insanla birlikte yok olacak.
  • BOP Büyük Ortadoğu Projesi
    Yahudilerin, Endülüs Emevi Devleti döneminde aldıkları ve bir türlü sonuca ulaştıramadıkları o üç kararı gerçekleştirmek için kurulmuştur.
    -Bütün yahudiler toplanıp Filistin'e yerleşecek.
    -Mescid-i Aksa yıkılarak yerine Süleymân Mabedi yapılacak.
    -Fırat ve Nil arasındaki topraklara büyük israil devleti kurulacak (arz-ı mev'ud).
  • Herkes için tek bir hedef vardı: “Alevi Esad’tan kurtulmak.”

    Onlara göre Esad bir diktatördü ve direndiği için BOP ve "Arap Baharı” planlarını bozuyordu. Bozduğu için de ortadan kaldırılmalıydı. Gitmiyorsa ülkesi yerle bir edilmeliydi
  • 160 syf.
    ·2 günde·Beğendi·7/10
    Bu kitap, 2004 ve 2005 yıllarında hem tek hem de beraber Mahir Kaynak ve Emin Gürses'le yapılan röportajlardan oluşuyor. Kitabın ismi olan Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili dün, bugün ve yarına dönük soru ve cevaplar içeriyor.

    BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)'un ABD eksenli bir proje ve eğer başarılı olunmazsa, diğer güçlerin yani Rusya, Çin, AB (Avrupa Birliği)'nin bu boşluğu doldurup, gelecek açısından ABD için ekonomik, siyasi bir güç kaybına neden olacağını anlatılıyor. O yüzden de ABD bu geniş pazarı ne olursa olsun kaybetmemek için önceden buraya girip, herkesi kendi istediği şekilde yönlendirip, bu bölgeden çıkmak istemiyor. Yani rantın kapısının anahtarının kendi elinde olmasını istiyor.

    'Demokrasi' kavramıyla ilgili verilen örnekler gerçekten oldukça dikkat çekici ve etkili: "...çok sayıda ekonomik güç olduğu için, bunların arasındaki rekabet, siyasi partileri doğurur. (s.16)" Ama Ortadoğu tabir edilen veya biraz daha genişcesi olan Genişletilmiş Büyük Ortadoğu demek ise burada farklı. Burada bulunan devletlerin çoğu Batı'nın anladığı şekilde bir demokrasiyle zaten yönetilmiyor ve o şekilde bir geçmişlerinin de olmadığı anlatılır. Hatta 16.sayfada yer alan "Suudi Arabistan'da herkes Oxford'dan mezun olsa da yine de demokrasi olmaz." sözü her şeyi açıklamıyor mu?

    ABD, BOP'u dünyaya demokrasinin gelişmesi için 'köhne yapıların' değişmesi gerekir cümlesiyle sunar ama
    gerçeği yansıtmadığı kısa süre içinde anlaşılır. Ayrıca bu demokrasi kavramını da 'genel halk, okuyucu, izleyici' kesime süslü cümlelerle pazarlar ki, esas durum olan ekonomik çıkar anlaşılmasın.

    ABD, AB ilişkileri, Türkiye AB ilişkileri, AB'li ya da AB'siz Türkiye, Amerikan bakış açısı haricinde Rusya ve Çin'de
    kitap içinde ele alınıyor. Buradan din eksenli çatışmalara değiniliyor. Musevilik, Hıristiyanlık, Müslümanlık ve özellikle
    Protestanlık ve Yahudiliğin bir bütünlük oluşturup, Katoliklere, Ortodokslara ve Müslümanlara karşı bir cephe alınması anlatılır. Özellikle Yahudilik ve Protestanlık inancındaki para olgusunun ABD'de bunları ortak noktada buluşturduğundan bahsediliyor.

    ABD ile Avrupa'nın çıkar çatışması ve ABD'nin bu bölgeyi rahat bırakmaması sonucu AB'nin daha uzun bir süre ikincil bir
    durumda kalacağı da ortada.

    Ve şunu da buradan öğreniyoruz ki: En büyük istikrar istikrarsız bir bölge demek. Bu sayede 'ben bir şey yapamazsam da diğer
    ülkeler de hiçbir şey yapamasın ya da ben burayı istikrarsızlaştırayım ki, Avrupa burada pazar elde edemesin' diyerek de burayı bekleyen diğer güçlere gözdağı verildiğinden de bahsediliyor.

    Bir olayın kaynağına inmeden bazı şeylerin hem anlaşılması hem de çözülebilmesi zordur. Sebep sonuç ilişkisi kurulduğunda olay tam olarak anlaşılabilir. Çünkü
    ABD işgal planını 'demokrasi' olarak sunduğu için bundan etkilenen binlerce insan bir eylemin içinde kendini bulur.
    Onların istedikleriyle ABD'nin istekleri örtüşüyorsa ayrı bir durum, ama örtüşmüyorsa kaos kaosu takip ediyor.

    Bu kitap gündemi takip eden, siyasi tarih üzerine okuyan kişilere hitap ediyor. Röportajlardan oluştuğu için konuşma
    diliyle yazılmış o yüzden akıcı ve durudur.