Bir milletin gerçek anlamda 'diri' olabilmesi için, o milleti oluşturan fertlerin damarlarında aynı tarihsel hafızanın ve aynı dilin sıcaklığı dolaşmalıdır. Suni olarak oluşturulmaya çalışılan 'Osmanlıcılık gibi kimlikler, bir elbise gibidir; dar geldiğinde veya eskidiğinde çıkarılıp atılır. Halbuki 'Türkçülük veya İslamcılık gibi kimlikler birer deri gibidir; onları vücuttan ayırmak, ancak o vücudun ölümüyle mümkündür. Dolayısıyla siyaset, elbiseler dikmekle değil, vücudun kendi sıhhatini ve gücünü korumakla uğraşmalıdır.
"Bir devletin ayakta kalabilmesi için, onu oluşturan halkın ortak bir bilinçte birleşmesi şarttır. Ortak bir vicdanı olmayan toplumlar, dış baskılara karşı koyamaz ve dağılmaya mahkumdur."
"Türkler, İslamiyet'i kabul ettikten sonra onun bayraktarlığını yapmışlardır; ancak bu süreçte kendi milli kimliklerini ihmal etmişlerdir. Şimdi ise hem Müslüman kalarak hem de Türk olduklarını hatırlayarak yeni bir yol çizmelidirler."
-Peki ama insan en çok kimi sever? Kiminle arasında çıkar birliği varsa, kimin rahatı kendi rahatı, kimin yoksulluğunu kendi yoksulluğu sayıyorsa en çok sevdiği odur.