Bir zamanlar insanın doğasında olan şeylerin çoğu, savaşla birlikte kayboldu. Savaş, insana her şeyin ne kadar geçici olduğunu öğretir. Bir zamanlar değerli bulduğumuz her şey, yavaşça önemsizleşmeye başlar. Geriye sadece hayatta kalma içgüdüsü kalır. Bizler ölüme o kadar yakınız ki, her gün yeni bir şekilde ölüyoruz. Ve bu ölümler, hem bedenimizde hem de ruhumuzda silinmez izler bırakıyor. Savaş, bizleri insanlıktan çıkaran bir güçtür. Zihnimizdeki ve kalbimizdeki her şeyin yavaşça yok olduğu, ruhumuzun öldüğü bir süreçtir.