“Kendi güzelliğini bir saniye
unutmayan ve kadına ihsan ettiği dakikaların fevkaladeliğini her an düşünüp
hatırlatan bir erkeğe nasıl tahammül edilebilir, anlamaktan âcizim!”
“Mecbur olacağım âna kadar başımı kitap lara eğmemeyi ve etrafıma bakmayı daima tercih ederim.
Mesela şu anda sizin güzel siyah gözlerinize bakıyoruz.”
Ve epey bir müddet hiçbir söz söylemeden, büyük dertler geçirdikten sonra nihayet sığınacak bir kucak bulmuş bir çocuğun bir taraftan sükûn ve emniyet zevkini tadarken bir taraftan da geçirdiği ıstırapları düşünerek ürperip inlemesi gibi arada bir uzun nefesler alıp iç çekerek, kaldı.