Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2024 23:50
BİR AŞAĞILIK KOMPLEKSLİ ROMAN: Kıskanmak Sigmund Freud ve Alfred Adler, bu romanı okumuş olsalardı kuvvetle muhtemel ‘’Bizi doğru anlamışsın evlâdım, Aferin!’’ deyip Nahid Sırrı Örik ’in elini sıkıp tebrik ederlerdi. Yerli yazarlarımızdan Peyami Safa ’yı psikolojik tahlilleri konusunda tek geçerdim ama Nahid Sırrı Örik ile tanıştıktan sonra bu düşüncem biraz değişti. Aynı ipte artık iki cambaz oynuyor benim için. Peyami Safa ’yı seviyorsanız, Halid Ziya Uşaklıgil ’i seviyorsanız Nahid Sırrı Örik ’i sevmemek gibi ihtimaliniz asla olmayacaktır. Psikanalizi daha ilk satırlardan başlayarak eserin finaline kadar hiç durmaksızın adeta stenografi yazı makinası gibi tıkır tıkır işletmiş, psikanalizin dibini sıyırmış resmen. Romanı baştan sona ağzım açık bir halde okudum. Kıskanmak kitabının ismine aldanarak, klasik bir aşk romanı olduğu kanaatine kapılmayın. Bilakis tam tersi; entrika, ihanet, kıskançlık, sinsilik, intikam, şehvet, ihtiras, aşk, cinayet, alavere dalavere ne ararsanız var. Tam bir Türk Dizisi çekilecek tüm niteliklere fazlasıyla sahip bir roman. Hepsi birbirinin kopyası olan yeni nesil yerli televizyon dizilerine harcayacağınız çöp vakti şu kitaba ayırsanız hem gerçek dizi film tadında lezzetli bir edebi eser okumuş hem de insan ruhunun dehlizlerinde psikanalitik bir yolculuğa çıkmış olursunuz. Aslında romanın 2009'da ünlü yönetmen Zeki Demirkubuz tarafından filmi çekildi ancak çok parlatılmadı. Lakin yazarın kendisinin de edebiyat camiası tarafından kasıtlı olarak parlatılmamış olması da ayrı bir konu. İncelememin devamında bu konuya zaten değineceğim. Nahid Sırrı Örik , roman karakterlerinin "kötü" olarak nitelendirilen davranışlarının arka planında neden "kötü" davrandıklarına dair gerekçelerini koyarak roman kurgusunu oluşturduğunu görüyoruz. Bunları öyle başarılı bir şekilde sunmuştur ki bu romanı okuyan bir okur kötü
Edebiyat
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma
10/10
·224 syf.·
2023 29. kitabı
DİŞİL GÜZELLİĞİN DANTE'NİN CENNETİ'NDEN ÖRİK'İN CEHENNEMİ'NE İNMESİ: KISKANMAK ‘Beauty is truth, truth beauty,—that is all Ye know on earth, and all ye need to know.’ John Keats Çevirmen ve yazar Nahid Sırrı Örik'in 1946 yılında basılan ilk romanı Kıskanmak, Türk Dili ve Edebiyatı için bir kıvanç eseridir. Nahid Sırrı Örik güçlü dili ve edebi yetkinliğiyle insan ruhunun dehlizlerinde korkusuzca dolaşabilen cesur bir kalemdir. Cumhuriyet Dönemi'nde eski ve yeni başkentlerde geçen olaylar dışında romanın ana mekânı taşra, Zonguldak’tır. Akronik zamanı pürüzsüz kullanan Örik, romanında olaylar arasında neredeyse hiç boşluk bulundurmaz. Kıskanmak, madenleri ve maden emekçileri ile dikkat çekmesi gereken bir taşra kenti olan Zonguldak’ı toplumsal gerçekliği ile öne çıkaran bir roman değildir. Roman, o dönem sadece İstanbul’da karşılaşılabileceğimiz ayrıcalıklı ve modern bir aileyi konu alır. Ana karakterleri Osmanlı burjuva bakiyesi iki kardeş olan Seniha ve Halit’in ne çocukluk yıllarına tekabül eden Kurtuluş Savaşı’na ne de Anadolu’nun içinde bulunduğu yoksulluğa dair kayıtlara yer yoktur romanda. Kıskanmak, tarihin ve mekânın bireyleri şekillendirdiği bir romandan çok bireysel trajedilerin görünürlüğünün arttığı modern ve realist bir romandır. Neticede Nahid Sırrı Örik, döneminin yazarı değil, Cumhuriyet Dönemi'nde yazmış bir yazardır, düşüncesi çok yerindedir. Kıskanmak romanına dahil olan okur, Örik'in çağının ötesinde/dışında oluşunun ve yabancılığının farkına hemen varırken Türk Edebiyatı’nda daha önce bu denli çıplak görmeye alışık olmadığı kötülük edebiyatına da hapsolur. Eski Bir Kavga Eris (çatışma), Nyks'ten (gece) doğan, Ares'in (savaş) kardeşi/ yoldaşı, Ponos’un (zorluk), Limos’un (açlık),
Edebiyat
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma
Siyaha Boyanmış Bir Tuval
8/10
·224 syf.··
2025 431. kitabı
Kıskanmak, insanın en karanlık duygularından birini, kıskançlığı, nefes aldırmayan bir atmosferde anlatan sarsıcı bir roman. Nahid Sırrı Örik, küçük bir Anadolu kasabasının dedikoduyla beslenen dar çevresinde, insanların birbirine nasıl aynalık ettiğini gösteriyor. Romanın merkezindeki Seniha, belki de Türk edebiyatının en trajik karakterlerinden biri. Seniha’nın hikâyesi aslında “kötülük” değil, yıllarca biriken değersizlik duygusunun nasıl bir yaraya dönüştüğü üzerine. Çevresi tarafından beğenilmemiş, görülmemiş, hatta aile içinde bile hep ikinci plana atılmış bir kadının için için çürüyüşünü okumak, insana tuhaf bir acı veriyor. Kıskançlığın bir anda değil, yavaş yavaş, fark ettirmeden insanı nasıl ele geçirdiğini roman adeta sahne sahne gösteriyor. Roman ilerledikçe Seniha’nın iç dünyası, adeta yavaş yavaş siyaha boyanan bir tuval gibi kararmaya başlıyor. Başlangıçta sadece birkaç gölge olan kıskançlık duygusu, zamanla tüm yüzeyi kaplayan koyu bir renge dönüşüyor. Her sayfada biraz daha genişleyen bu karanlık, onu çevresinden, ailesinden ve en önemlisi kendisinden uzaklaştırıyor. Örik, insan ruhunun bu ağır dönüşümünü öyle ustalıkla resmediyor ki, tuvaldeki o siyahın nasıl kat kat biriktiğini, nasıl geri dönüşü olmayan bir hâle geldiğini çıplak bir gerçeklikle hissediyorsunuz. Örik’in dili sade ama psikolojik çözümlemelerde çok güçlü. Kimi zaman kasvetli, kimi zaman rahatsız edici, ama kesinlikle çok etkileyici. Romanın geçtiği kasaba ve aile ortamı o kadar canlı ki, her sayfada o sıkışmışlığı hissediyorsunuz. Son bölüme doğru artan gerilim ve finalde yaşanan dram, kitabın neden klasikler arasında anıldığını kanıtlıyor. İnsanın sansürsüz, filtrelerden bağımsız haline hitap eden bu eser, sadece Türk Edebiyatı çerçevesinde boy göstermiyor. Aynı zamanda tüm
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma
9/10
·224 syf.·
Beğendi
·
2024 31. kitabı
*"Seniha, tamam, kötüydü, beterdi, hasetti, kıskançtı ama.... Ama işte... Kendi etti kendi buldu desen, hep kendi mi ettiydi ki kendi bulsundu? Anasının babasının hiç mi kabahati olmazdı masum bi yavru kıskanç, haset birisi olup çıktıysa? Hepsini geçtim, kaderin de mi kabahati olmazdı? Tamam, ne olmuşsa olmuştu Seniha'ya, ama hepsi de kendi yüzünden olmamıştı ki. " (İncelemede merak kaçıran cümleler vardır ama kitabı okumaya başlayanlar göreceklerdir ki kitabın başından itibaren sonu tahmin edilebiliyor ama bu durum okuma heyecanını kesinlikle azaltmıyor. Zaten Enis Batur önsözünde de kitapla ilgili birçok detay verilmektedir.) Kıskançlık ve haset duyguları ilk insandan beri günümüze kadar devam eden ve insanın önüne geçmekte başarılı olamadığı duygulardandır. Adem ile Havva'nın cennetten kovulmaları şeytanın onları kıskanması sonucu olmuştur. Kabil'in Habil'i öldürmesi de kıskançlık sonucu olmuştur. Hz.Yusuf'un başına gelenler de yine kardeş kıskançlığıdır. Kitaba adını veren duygu her ne kadar kıskanmak olsa da kitapta öne çıkan duygu haset duygusudur. Bu iki kelime çoğu zaman birbirinin anlamları yerine kullanılsa da aslında anlam bakımından farklı kelimelerdir. Kıskanma duygu durumunun oluşması için 3 kişi gereklidir: Kıskanan kişi, kıskanılan kişi ve rakip kişi. Mesela büyük çocuk annesini küçük kardeşinden kıskanıyordur. Burada kıskanan büyük çocuk, kıskanılan anne ve rakip olan ise kardeşidir. Haset duygusunun oluşması için ise iki kişi gereklidir. Çirkin bir kadın güzel bir kadına haset eder. Burada üçüncü bir kişi yoktur. Haset edilen güzelliktir. Kıskançlık duygusu doğaldır ve mutlaka her insanda vardir. Haset ise kıskançlığa göre daha kötücül bir duygudur, içinde nefret vardır. Hasetin iyi huylusuna da gıpta etme, imrenme diyoruz. Kitapta da kara kuru
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma
10/10
·224 syf.··
2026 151. kitabı
Kısa ama etkisi uzun süren, rahatsız edici derecede gerçekçi bir psikolojik roman. Okurunu eğlendirmekten çok insanın içindeki karanlıkla yüzleştirmeyi amaçlıyor. Romanın merkezinde Seniha vardır. Çocukluğundan itibaren ağabeyi Halit’in gölgesinde bırakılmış, sevgi görmemiş, fiziksel görünüşü nedeniyle aşağılanmış ve hayatın fırsatlarından mahrum kalmıştır. Ailesinin tüm imkânları Halit’e sunulurken, Seniha kendi hayatını yaşayamadan yıllarını tüketir. Yıllar sonra ağabeyinin evliliğinde ortaya çıkan bir sır, Seniha’nın içinde biriktirdiği öfke ve kıskançlığı harekete geçirir. Böylece roman yalnızca bir aile hikâyesi olmaktan çıkar; bastırılmış duyguların intikama dönüşmesinin hikâyesi hâline gelir. Kıskanmak, olay örgüsünden çok karakter psikolojisine yaslanan bir romandır. Bugün bile modern hissettirmesinin nedeni, insanların çoğu zaman sakladığı duygulara odaklanmasıdır. Kıskanmak Nahid Sırrı Örik
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma
Kıskanmanın Böylesini Görmedim Vallahi!
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2019 79. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2019 18:01
Kıskanmak, 1937 yılında Nahid Sırrı Örik tarafından tefrika edilerek yayımlanan eserdir. Nahid Sırrı bu eserinde kıskançlık duygusunun, insanı nasıl trajik bir duruma düşürdüğünü okuyucuya aktarmaktadır. Kıskançlık duygusunun hem fiziksel hem de ruhsal açıdan ele alan yazar, toplumsal yönünü de aktarmayı ihmal etmemektedir. Seniha karakterinin çirkin doğması ve abisinin ondan daha güzel olması, ebeveynlerinin Seniha'ya gösterdikleri umursamazlığın kıskançlığı nasıl ortaya çıkarıp büyüttüğünü ve ömür boyu içinde taşıdığını anlatmaktadır Nahid Sırrı. Kıskançlığı toplumsal bir açıdan ele alan yazar, bunun ilk olarak aile yoluyla daha sonra ise çevredeki diğer bireyler aracılığıyla kişide derinlerde yer ettiğini açıklıkla aktarmaktadır. Kıskanmak, insan karakterinin derinliğini hem fiziksel hem de ruhsal açıdan ele aldığından okunmaya değer bir eser olarak görülmelidir...
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2018 136. kitabı
Eserde tüm hayatı boyunca kıskançlığın pençesinde kıvranan, ailesi tarafından yaşamı ve varlığı hiçe sayılan bir kadının ,küçük yaşlarda kıskançlık duygusunun oluşması, daha sonra giderek artan kıskanma duygusunun bir intikam duygusuna dönüşmesini anlatan güzel bir eser. Negatif bir ana kahramanın eserde olması, romanı sıra dışı kılmış. Küçük yaşta kardeşler arasındaki sevgi ayrımının sonucunun neler olabileceğini ifade etmiş. Kurgu tamamen kıskançlık psikolojisi üzerine kurulmuş. Kitabı bir solukta okudum. Dili akıcı ve sade. okuyucuyu sıkmıyor. Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma
9/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 14:39
Olaylardan çok kişilerin duygu ve düşüncelerinden oluşmuş kötülüklerle dolu bir dünya yaratır Nahid Sırrı.. Ve bu dünyada karı-koca-aşık üçlemesine bir dördüncüyü ilave eder:Ailesi tarafından sevilmeyen, ötekileştirilen, abisinin gölgesinde kalmış, kendisine yapılan haksızlıklara karşı sessizce uygun zamanı beklemiş ve sonrasında herkesin hayatını değiştirmiş, sessiz, çirkin cadı Seniha..Kıskançlığın intikama dönüşümünün romanı.. 9/10
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2023 51. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2023 22:31
Nahid Sırrı Örik kalemi oldukça güçlü, spesifik duyguları keskin kavrayışıyla kitaba bunu başarıyla yedirmiş . Tanışmama çok sevindim yazarla :) Kıskanmak , Seniha isimli karakterimizin iç dünyasının çevresine bu duyguyu en etkili şekilde yaşamasıyla oluşturulmuş bir eser. Kitabı okurken Seniha’ya sempati duyduğum yerler olmadı değil . Hem negatif ve baktığımızda elle tutulur iyi bir özelliği yok ancak içeriye nüfuz etmeye başlayınca ona da hak vermeden geçemedim . Keza Seniha her sözden nemalanan , içselleştiren ,kafasında sürekli negatif yaşayan bir karakter . İnanılmaz sinsi , en iyi bildiği duygu kıskançlık olduğundan bu duyguyla özdeşleşmiş . Bir abisi var ismi Halit. Ancak birbirine inanılmaz zıt karakter ve dış görünüşteler. Abi okutulmuş, her türlü imkan önüne sunulmuş, hayatını istediği gibi yaşayabilmiş . Seniha ise okutulmamış, ailesi tarafından her şeyden mahrum kalmış. Ayrıca cılız, kara kuru ve çirkin bir kadın Seniha . Yılların süregelen kıskançlık, her şeyden mahrum kalma durumları, çirkin olması ve bu nedenle kimse tarafından sevilmeyeceğine inandığı için iç dünyası oldukça ketum , insanlara ters bir yapıda gelişmiş . Aslında irdelemek istediğim nokta çirkinlik - güzellik kavramı bağlamı duygularımızı ve dış dünyamızı algılamamızı ne kadar etkiliyor? Çirkin insan her şeyden mahrum mudur ? Güzel insana bütün kapılar ve insanlar açılır mı? Bu soru dönüp durdu kafamda ? Seniha hem ailesi tarafından sevgi görmemiş , evlenmesine bile izin verilmemiş bir kadın , yaşadığı yoksunluk o kadar derin ki gerçekten empati kurdum . Ve romanın ilerleyen sayfalarında olaylar çetrefilleşiyor . Seniha’nın özellikle abisine karşı beslediği kıskançlık duyguları onun kuyusunu kazmaya kadar götürüyor. Eline geçen fırsatları hiç kaçırmıyor diyebilirim . Romanın arka
1K
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2025 10. kitabı
Nahid Sırrı Örik’in Kıskanmak romanı, sade ve akıcı bir dille yazılmış, psikolojik derinliği yüksek bir anlatıma sahip. Yazar, karakterlerin iç dünyalarını ve psikolojik çalkantılarını detaylıca çözümleyerek, neden-sonuç ilişkisini güçlü biçimde kuruyor. Roman, olay örgüsünden çok karakterlerin ruh halleri ve iç çatışmalarına odaklanıyor; bu da okuyucuyu karanlık bir psikolojik atmosferin içine çekiyor. Evlat ayrımı yapan ana-babanın intikamını çok zalim yollarla kardeşinden almak isteyen hastalıklı bir karakterin çevresinde dönen olaylar örgüsünde empati yaptırılmaya çalışılsa da, ben sadece Halit karakterine üzülmüş bulunmaktayım. Güçlü ve onurlu bir karakter olan Halit, kendisine bahşedilen haklardan faydalandığı için nefretin hedefi oluyor. Fakat Seniha problemli ve kindar bir karakter olduğu için nefreti ana-babaya değil, erkek kardeşine yönelterek şeytanın aklına gelse tövbe diyeceği şeyleri erkek kardeşine yöneltmekten çekinmiyor. Mükerrem, zayıf ve günahına boyun eğmiş gelindir; Seniha ona rehberlik ederken, kardeşi aleyhine kullanarak yönlendiriyor. Kardeşini vahim sonuna sürüklemek isterken, kıskançlık duygusuyla boşa geçirdiği hayatının dramatik yüzleşmesini yaşıyor. Oldukça büyük bir suç işlediği hâlde hâlâ sevilen ve desteklenen bir adam olan kardeşine kötülük yapmak isterken, en büyük kötülüğü kendine yapmıştır. Kıskançlık duygusunun "keskin sirke küpüne zarar" atasözüyle bağdaştığını düşünüyorum. Kitabın sonunda da zafere ulaşamayan bu hastalıklı karakter Seniha ve hayatına Senihasız devam ederek yolunu yeniden çizmeye başlayan Halit, kitabı mutlu bitirmeme sebep oldu.
1000Kitap
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,354 okunma

Yazar Hakkında

Nahid Sırrı ÖrikYazar · 23 kitap
Divan sahibi Oltili Ahmet Nafiz Paşa'nın torunu ve Hukuk Mektebi hocası, rüsûmât müdir-i mütercimi, Şûrâ-yı Devlet Âzâsı, Shakespeare'den iki oyun çevirmiş Gürcü asıllı Hasan Sırrı Bey'in oğlu olan Nahid Sırrı Örik, 22 Mayıs 1895 tarihinde İstanbul'da doğdu. Özel dersler aldıktan sonra Beşiktaş'taki Âfitab-ı Maarif Rüşdiyesi'nde okudu ve mezun oldu. Sırayla bir İngiliz, bir Fransız Mektebine devam etti. Galatasaray Mekteb-i Sultani'sine girdi. Ancak hiçbirini tamamlamadı. Bir müddet Mekteb-i Hukuk'un derslerine katıldı ve burayı da yarım bıraktı (1913). I. Dünya Savaşı'nın ikinci yılında yurt dışına çıkarak Tiflis, Berlin, Paris, Viyana, Roma ve Kopenhag vd. Batı kentlerinde yaşayan Nahid Sırrı, Cumhuriyet'in ilânını takiben 1928 yılında Türkiye'ye geri döndü. Döndükten hemen sonra Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladı. Ardından Ankara'ya yerleşti ve Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı'nda çevirmen olarak işe girdi. Ankara'da 1933 yılında Yaşar Nabi ile birlikte Varlık Dergisi'ni çıkardı. Aynı yıl babasının vefatının ardından İstanbul'a döndü. Hayatının sonuna kadar çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmayı sürdüren Nahid Sırrı'nın Anadolu gezileri sırasında yazdığı makaleleri de farklı dergi ve gazetelerde yayımlandı. 18 Ocak 1960 tarihinde İstanbul'da öldü. Tarzı Nahid Sırrı Örik eserlerinde bazı konulara özel olarak değinmiştir. Bunlardan biri siyasi güçler ve bunları elde etme çalışmaları, hırslardır. Örik özellikle tarihe çok düşkündür. Tarihi anlatırken yalı, konak betimlemelerini ve kadın karakterini çok başarılı yansıtmıştır. Tarihe bu kadar bağlı kalması ve zaman zaman övercesine betimlemesi, Örik'in Osmanlı geçmişini geride bırakmaya çalışan bir toplum tarafından ve bu toplumun edebiyatçıları tarafından geri plana atılmasına neden olur. Bunda eşcinsel kimliği de etkili olmuştur. Yusuf Ziya Ortaç kendisi hakkında "Kırıtarak gelirken uzaktan Nahid Sırrı / Sanırım pantolonlu ceketli bir kız gelir" diye yazmıştır. Etkileri Nahid Sırrı Örik, Selim İleri'yi çok etkilemiştir. Yazar, "Cemil Şevket Bey, Aynalı Dolaba İki El Revolver" romanındaki erkek karakteri Örik'ten esinlenerek yaratmıştı. Bahriye Çeri ise kendisi hakkında "Bir Cihan Kaynanası: Nahid Sırrı Örik" adlı bir kitap yayınlamıştır. "Eve Düşen Yıldırım" adlı eseri Show Tv tarafından diziye uyarlanmıştır. Kemal Bekir, Örik'in Sultan Hamid Düşerken isimli romanını 1976 yılında Düşüş ismiyle oyunlaştırmıştır. Eser, 2002 yılında Ziya Öztan tarafından Abdülhamit Düşerken adıyla filme çekilmiştir. 2009'da Zeki Demirkubuz tarafından Kıskanmak isimli romanı aynı isimle çekildi. Nergis Öztürk, bu filmdeki Seniha rolüyle 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandı. Eserleri Hikâye Kitapları Kırmızı ve Siyah (1929) San'atkârlar (1932) Eski Resimler (1933) Eve Düşen Yıldırım (1934) Romanları Kıskanmak (1946) Sultan Hamid Düşerken (1947) Yıldız Olmak Kolay Mı? (2006) Tersine Giden Yol Turnede Bir Artist Öldürüldü Oyunlar Sönmeyen Ateş (1933) Muharrir (1934) Alınyazısı (1952) İnceleme Edebiyat ve Sanat Bahisleri (1932) Tarihi Çehreler Etrafında (1933) Roman ve Hikâye Hakkında Bir Kalem Denemesi (1933) Hayat ile Kitaplar (1956) Gezi Notları Anadolu (1939) Bir Edirne Seyahatnamesi (1941) Kayseri-Kırşehir-Kastamonu. (1955) Hatıraları Eski Zaman Kadınları Arasında (1958)