Kalpten kalbe yol vardır. Bu yol dardır, oradan çok ince duygular geçer. Susarsanız, susarım, anlaşırız. Zekâmız kelimeleri sevdiği kadar kalbimiz bunlardan nefret eder. Kalbimizin dili sükûttur. Çünkü hiçbir duyguya isim verilemez. Kendilerine birer ad taktığımız duygular, şuurumuzda kabuk bağlamış, aklileşmiş ve kalple rabıtasını kesmiş kalp unsurlarıdır. Kelime kalpazanlığı yapmadan konuşmak sırrını kalp bilir.
Her saadette eksik bir şey vardır. Her saadette bir felaket unsuru vardır; bu mahrum olmak korkusu; ve sonra, biliriz ki saadet bitecektir; bunu bilmek saadetin felaketidir.
Bence aile bir mahbestir, fakat insan oraya seve seve girer, nasıl ki sevdiğimizin kolları arasına da seve seve atılırız, bu zincir bizi hiç de sıkmaz.