Yıldırım çarpmışa döndüm, uzun zaman evvel Virginia’da bulutsuz bir öğleden sonra, kafasına düşen yıldırım yüzünden ölen pipolu adam gibi, olduğum yerde kalakaldım.
Kitapta idama mahkum edilmiş bir adamın ölüm saati yaklaştıkça saat saat değişen ruh hali ve düşünceleri çok iyi aktarılmış. Özellikle yapılan betimlemeler okadar iyi yapılmışki anlatılan herşey kafanızda çok net bir şekilde canlanıyor. Victor Hugo bu kitapla idam cezasının kaldırılması konusunda bir düşünceye itiyor sizi. Akıcı ve güzel ilerleyen bir kitap sıkılmadan 2 günde okayabileceğiniz bu klasiği tavsiye ederim.
Ölüm ruhumuzu ne hale getiriyor kim bilir? Onu ne hale sokuyor? Ondan aldığı ya da ona verdiği nedir? onu nereye koyuyor? Etten gözler veriyor mu ona arada sırada, dünyaya bakması ve de ağlaması için?