''Bize hep direnmeyi öğrettiler.'' diyip içini çekti Vesna. ''Ama yanlış şeylere direnmeyi. Mesele biraz da kabul etmektir belki.''
Saf saf sordum:
''Neyi?''
Vesna durdu. Elini omzuma koydu. Çiy damlalarıyla bezeli kirpiklerinin arasından gülümseyerek cevap verdi:
''Kendimizi.''
''İnsan, dünyayla kurduğu rabıtayı kendi ihtiyaçları üzerinden anlamlandırıp neyin lüzumlu, neyin lüzumsuz, neyin zarif, neyin kaba, neyin akıllıca, neyin aptalca olduğunu öyle saptıyordu. Oysa dünya elbette hiçbirimizin etrafında dönmüyordu.''