''Ölüm! Sonsuzmuş gibi yaşadığımız hayatlarımızın, canımız ne zaman isterse telafi edebileceğimizi sandığımız hatalarımızın, bir gün çok geç olabileceğini hiç bilmiyormuş gibi ağırdan almalarımızın şaşkın seyircisi...''
''Terk edilmek, görünürde gideni azıcık olsun haklı gösteren bir sebep olmadığı halde geride bırakılmak, bir çocuğun kalbini kanatır, ciğerini yakar.''
''Birisi kalkıp da kendini öldürdüğünde onun olmak zorunda kaldığı kişiden istifa ettiğini görebiliyorsunuz, ama neden kaçtığını hiçbir zaman tam olarak bilemiyorsunuz.''
''Ölüm vazgeçişlerin en katmerlisi, kahramanlığa giden yolun kestirmesiydi. Kısa olduğu için kestirmeydi elbette, yoksa kolay olduğundan değil. O yola sapmak kısacık anlardan geçen bir karardı, ama bu uğurda vageçilen yollar, sokaklar, kavşaklar, uç uca eklenmiş bir hayattan daha fazlasıydı. Ve ölmek tek bir hayattan daha fazlasını yitirmekti aslında.''
''Hepimiz aynı sona yürüyorduk nihayetinde. Dünyaya kazık kakacakmışız gibi pervasız, neredeyse hayatın sonsuzluğuna güvenerek yaşayıp giderken, günün birinde aniden ömür niyetine yaşadığımız fasarya bitiyor, sahip olduğumuz her şey anlamını yitiriyordu.''