Yürüyüş ve gösteriler dönemiydi... Şaşırtıcı manşetler dönemiydi. Suikastlar, kaçırmalar, operasyonlar, cinayetler, dalavereler, davalar, ihbarlar dönemiydi. Hayaletler dönemiydi de aynı zamanda. Ben işkence yaptım manşetiyle uçuk mavi bir ekte tanıklığını sunan bıyıklı iblisler dönemiydi. Karanlık odalar ve sıçanlarla birlikte hapsedilmiş kadınlar dönemiydi. Gecelerce rüyalara giren karanlık odalar ve sıçanlar. Duvarlara sprey boyayla yazılar yazıp teksir makinesiyle çoğalttığımız bildirileri sokaklarda dağıtma dönemiydi. Bez afişler, forumlar, talepler, Serrano Sokağı'ndaki depoda Ortaöğretim Öğrencileri Federasyonu toplantıları dönemiydi. Listeler dönemiydi. Tutuklu arkadaşlarımızın nerede olduğunu bulmaya çalıştığımız uzun listeler. Polis dipçikleriyle tekmelerinden bizi koruyan kalın şişme parkalar dönemiydi. Limon, tuz, gözyaşartıcı bomba kokusu, su toplarının püskürtttüğü, insanı ıslatmak ve savurmakla kalmayıp günlerce üstünden çıkmayan bir çürük kokusu bırakan suların dönemiydi...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şu kapıyı açalım. Kapının öbür tarafında farklı bir boyut bulacağız. Düşler ve düşüncelerden oluşan, bilinmeyen bir dünyaya giriyorsunuz. Bilinmeyen boyuta geçiyorsunuz.
Kötülüğün ahmaklıkla doğru orantılı olduğuna inanıyorum. Sizin yok olmadan önce endişeyle hareket ettiğiniz alanın ahmaklar tarafından yönetildiğine inanıyorum. Canilerin çok zeki olduğu doğru değil. Bu kadar alelacayip, abes ve acımasız bir çarkın parçalarını yönetmek için çok büyük bir aptallık dozu gereklidir. Ana plan kılığında safi canavarlık. Başkasının derinliğini anlayamayan küçük kafalı, küçük insanlar. Anlayacak ne dilleri vardır ne araçları. Empati ve merhamet bilince hastır; kendini başkasının yerine koyabilmek, derisini değiştirip başkasının çehresini takınabilmek safi zeka ürünüdür.
Şiddet söz konusu olduğunda çarkın mantığı çok önemli değilmiş gibi gelir. Zamanlar, süreçler, sebepler, sonuçlar ve niçinler deşilmemesi daha iyi olan inceliklerdir. Bütün suçlar tek bir suç gibi görülür. Patlamalar için iki satır, boğazlamalar, yakılanlar, yaylım ateşler ve kurşuna dizilenler için de birer satır. Sebepler ve sonuçlar ise, dediğim gibi anlatıların hiçbirinde yer almaz. Tamamı koca bir katliam, iyilerle kötüler arasında bir savaştır, kimin ne olduğunu saptamak çok kolaydır, çünkü kötüler üniformalıdır, iyiler sivil. Ortası yoktur. İşbirlikçiler, üçüncü taraflar yoktur, vatandaş görünürde sorumluluktan muaf, masum, kör ve mutlak şekilde mağdurdur.