e.

e.
@brewedartistry
psikiyatrist: sıklıkla kendi düşünceleriniz içinde acı çekiyor musunuz? ben: evet. kendi negatif duygularımın içinde debelenip duruyorum, sonra da onlardan kurtulmak için delicesine kaçma isteği kaplıyor içimi. bu arada eski anılarımı bir deftere yazdığımı söylemiştim ya; onları yazarken ağlıyordum, aklım başımda değildi. ama görünen o ki, yazdığım ilk cümle şu olmuş: “yıkılmak istiyorum.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“olduğunda çok acımıştı ama şimdi izi bile kalmamış.”
muhtemelen aklınızdan şu geçiyordu: “zaten günü atlatmakta zorlanırken şu an yaralarımla ilgilenecek halim yok, hem bir daha canımın yanmayacağı ne malum?” ve o tehlikeyle yüzleşmek yerine, hissetmeyi sevdiğiniz duyguları bile bir kenara koydunuz. onları öyle derinlere sakladınız ki artık o dıyguları bizzat oraya koyduğunuzun farkında bile değilsiniz.
“kendimi hiç olduğum gibi, tam anlamıyla kabul etmemişim. geçmişimi de kucaklamak yerine ondan kurtulmak istemişim. Bu yüzden onu bastırmışım ve şimdi geçmişteki ben ile şimdiki ben ne tam olarak bağ kurabiliyor ne de birbirinden kopabiliyor; arada bir yerde, boşlukta kalmış gibiler.”
Sayfa 13
Bu altüst olmuş dünya ne zaman birazcık düzene sokulacak?