Bu kitapla hikayeler, diğer kitaplardaki gibi toplumdan saklanan ilişkilerini anlatmak yerine tamamen dış dünyayla olan ilişkileriyle ve toplum içinde aslında nasıl bir hayatları olduğunu anlatan hikayelerden oluşmuş. Herkesin gözler önünde hayatlarını sürdürürken toplumun kişiyi nasıl algıladığına dair hikayelere yer verilmiş gibi geldi. İnsanlar benim hakkımda böyle düşünür halbuki içimde böyle bir insanım diyen hikayeler toplanmış gibi geldi. Aslında hayatımızda sıkça rastladığımız olayları anlatan hikayelerin arka planında geçen duyguları okuyoruz.
“Tıpkı bir sarmaşık gibi bana tutunarak büyümesini izliyordum, daima kollarının uzandığı yerde olmak istiyordum. Çünkü bazılarımız böyle fasulye gibidir, bazılarımız da onlara inanır.”