"Korku coğrafyası" kavramı, kadınların hareketlerinin algılanan veya gerçek şiddet tehdidi tarafından nasıl kısıtlandığını, bunun şehrin kimi alanlarının neredeyse yasak alanlar haline geldiği toplumsal cinsiyetlendirilmış bir mekânsal bölünmeye yol açtığını tarif eder. Tehdide dair toplumsal algılar genelde kentsel ortamlardaki korku coğrafyalarını biçimlendirir, söz konusu algılar sınırların sorgulanmasına yol açabilir, bu da çoğunlukla huzursuzluk duygusuyla sonuçlanır.