Berat Murat

Berat Murat
@brtmrt
İroni sever.
hata bizde... karşımızda kim varsa ve içimizi biraz acıtsa onu suçluyoruz.. çevresinde dolanıp, hiç vazgeçmeden savaşıp, güzel cümleler kurarak laf anlatıp, güzel zamanımızı ikna, naif bir affetme isteği ve düzelecek birşeyler var umuduna pervasızca harcayıp, onu suçluyoruz... tükenen umutlarımız, yıkılan hayallerimiz ve karşılıksız bırakılan fedakarlıklarımız için, o güzel cümleleri sindiremeyen, sindirmeyi bırak, büyük ihtimalle dinleyemeyen, kendi dünyasında yaşayan, empatinin kelime karşılığını anlayamayan, anlatılınca anlamsızca başını sallayan, başını sallayınca bile içimizde bir umut yaratan bu insanları elde edemediğimiz her güzel duygu, her sevinç, her mutluluk için suçluyoruz. neden diye soruyoruz? neden diye sorarsan bir insana, verecek bir cevabı vardır mutlaka. genelde bu cevap pişman eder seni neden diye sorduğuna. neden diye sormaya başlayınca bitmiştir herşey oysa. biz başımıza gelen her felaket, akan her gözyaşı, cevapsız kalan her soru, tatmin edilmeyen her duygu için onu suçluyoruz... hata bizde... gitmek zamanı geldiğinde gitmemelerimiz, "gel bir daha yap" dercesine affetmelerimiz, kelimelerimizi duymayanlara işittirmek için direnmelerimiz, ah o hep katıksız, içten, umutla sevmelerimiz yüzünden hata hep bizde... o yürek dilde ya ve yürek hep temiz ve güzel ya... kirliyi, bencili, kötüyü, şerefsizi anlayamıyor... umudu kırılan varsa aramızda, hata umudu kıranda değil asla... umudunu kıracak insana umut bağlayanda, zaman harcayanda... akıl vermiş allah'ım... saksıyı çalıştıracaksın... bin kere kırılıp, bin kere yapıştırıldığın için birgün dağıldığında şaşırmayacaksın... bu hayatı başkasını ikna etmek, düzeltmek ve kendini zorla sevdirmek için harcamayacaksın... yukarıdan bir bakıp hayatına, "ben ne yapıyorum" diye sorgulayacaksın. en kolayı
Melike ⠀ ོ⠀⠀ོ isimli okura yanıt verildi
Berat Murat
çöl yakıcam dedikten sonra balık yanmaya razıysa canı çok yanar bilsin balığın her istediği olmaz
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
hata bizde... karşımızda kim varsa ve içimizi biraz acıtsa onu suçluyoruz.. çevresinde dolanıp, hiç vazgeçmeden savaşıp, güzel cümleler kurarak laf anlatıp, güzel zamanımızı ikna, naif bir affetme isteği ve düzelecek birşeyler var umuduna pervasızca harcayıp, onu suçluyoruz... tükenen umutlarımız, yıkılan hayallerimiz ve karşılıksız bırakılan fedakarlıklarımız için, o güzel cümleleri sindiremeyen, sindirmeyi bırak, büyük ihtimalle dinleyemeyen, kendi dünyasında yaşayan, empatinin kelime karşılığını anlayamayan, anlatılınca anlamsızca başını sallayan, başını sallayınca bile içimizde bir umut yaratan bu insanları elde edemediğimiz her güzel duygu, her sevinç, her mutluluk için suçluyoruz. neden diye soruyoruz? neden diye sorarsan bir insana, verecek bir cevabı vardır mutlaka. genelde bu cevap pişman eder seni neden diye sorduğuna. neden diye sormaya başlayınca bitmiştir herşey oysa. biz başımıza gelen her felaket, akan her gözyaşı, cevapsız kalan her soru, tatmin edilmeyen her duygu için onu suçluyoruz... hata bizde... gitmek zamanı geldiğinde gitmemelerimiz, "gel bir daha yap" dercesine affetmelerimiz, kelimelerimizi duymayanlara işittirmek için direnmelerimiz, ah o hep katıksız, içten, umutla sevmelerimiz yüzünden hata hep bizde... o yürek dilde ya ve yürek hep temiz ve güzel ya... kirliyi, bencili, kötüyü, şerefsizi anlayamıyor... umudu kırılan varsa aramızda, hata umudu kıranda değil asla... umudunu kıracak insana umut bağlayanda, zaman harcayanda... akıl vermiş allah'ım... saksıyı çalıştıracaksın... bin kere kırılıp, bin kere yapıştırıldığın için birgün dağıldığında şaşırmayacaksın... bu hayatı başkasını ikna etmek, düzeltmek ve kendini zorla sevdirmek için harcamayacaksın... yukarıdan bir bakıp hayatına, "ben ne yapıyorum" diye sorgulayacaksın. en kolayı
Melike ⠀ ོ⠀⠀ོ isimli okura yanıt verildi
Berat Murat
bir çölü bin balık ister bir balık alır o bir degilseniz yanlış çöldesiniz demektir.
hata bizde... karşımızda kim varsa ve içimizi biraz acıtsa onu suçluyoruz.. çevresinde dolanıp, hiç vazgeçmeden savaşıp, güzel cümleler kurarak laf anlatıp, güzel zamanımızı ikna, naif bir affetme isteği ve düzelecek birşeyler var umuduna pervasızca harcayıp, onu suçluyoruz... tükenen umutlarımız, yıkılan hayallerimiz ve karşılıksız bırakılan fedakarlıklarımız için, o güzel cümleleri sindiremeyen, sindirmeyi bırak, büyük ihtimalle dinleyemeyen, kendi dünyasında yaşayan, empatinin kelime karşılığını anlayamayan, anlatılınca anlamsızca başını sallayan, başını sallayınca bile içimizde bir umut yaratan bu insanları elde edemediğimiz her güzel duygu, her sevinç, her mutluluk için suçluyoruz. neden diye soruyoruz? neden diye sorarsan bir insana, verecek bir cevabı vardır mutlaka. genelde bu cevap pişman eder seni neden diye sorduğuna. neden diye sormaya başlayınca bitmiştir herşey oysa. biz başımıza gelen her felaket, akan her gözyaşı, cevapsız kalan her soru, tatmin edilmeyen her duygu için onu suçluyoruz... hata bizde... gitmek zamanı geldiğinde gitmemelerimiz, "gel bir daha yap" dercesine affetmelerimiz, kelimelerimizi duymayanlara işittirmek için direnmelerimiz, ah o hep katıksız, içten, umutla sevmelerimiz yüzünden hata hep bizde... o yürek dilde ya ve yürek hep temiz ve güzel ya... kirliyi, bencili, kötüyü, şerefsizi anlayamıyor... umudu kırılan varsa aramızda, hata umudu kıranda değil asla... umudunu kıracak insana umut bağlayanda, zaman harcayanda... akıl vermiş allah'ım... saksıyı çalıştıracaksın... bin kere kırılıp, bin kere yapıştırıldığın için birgün dağıldığında şaşırmayacaksın... bu hayatı başkasını ikna etmek, düzeltmek ve kendini zorla sevdirmek için harcamayacaksın... yukarıdan bir bakıp hayatına, "ben ne yapıyorum" diye sorgulayacaksın. en kolayı
Burcu Aras isimli okura yanıt verildi
Berat Murat
hissediyor olmak başka ise bunun karşılıklı olması bambaşka kelimeler bu konuda kifayetsiz kalır.
hata bizde... karşımızda kim varsa ve içimizi biraz acıtsa onu suçluyoruz.. çevresinde dolanıp, hiç vazgeçmeden savaşıp, güzel cümleler kurarak laf anlatıp, güzel zamanımızı ikna, naif bir affetme isteği ve düzelecek birşeyler var umuduna pervasızca harcayıp, onu suçluyoruz... tükenen umutlarımız, yıkılan hayallerimiz ve karşılıksız bırakılan fedakarlıklarımız için, o güzel cümleleri sindiremeyen, sindirmeyi bırak, büyük ihtimalle dinleyemeyen, kendi dünyasında yaşayan, empatinin kelime karşılığını anlayamayan, anlatılınca anlamsızca başını sallayan, başını sallayınca bile içimizde bir umut yaratan bu insanları elde edemediğimiz her güzel duygu, her sevinç, her mutluluk için suçluyoruz. neden diye soruyoruz? neden diye sorarsan bir insana, verecek bir cevabı vardır mutlaka. genelde bu cevap pişman eder seni neden diye sorduğuna. neden diye sormaya başlayınca bitmiştir herşey oysa. biz başımıza gelen her felaket, akan her gözyaşı, cevapsız kalan her soru, tatmin edilmeyen her duygu için onu suçluyoruz... hata bizde... gitmek zamanı geldiğinde gitmemelerimiz, "gel bir daha yap" dercesine affetmelerimiz, kelimelerimizi duymayanlara işittirmek için direnmelerimiz, ah o hep katıksız, içten, umutla sevmelerimiz yüzünden hata hep bizde... o yürek dilde ya ve yürek hep temiz ve güzel ya... kirliyi, bencili, kötüyü, şerefsizi anlayamıyor... umudu kırılan varsa aramızda, hata umudu kıranda değil asla... umudunu kıracak insana umut bağlayanda, zaman harcayanda... akıl vermiş allah'ım... saksıyı çalıştıracaksın... bin kere kırılıp, bin kere yapıştırıldığın için birgün dağıldığında şaşırmayacaksın... bu hayatı başkasını ikna etmek, düzeltmek ve kendini zorla sevdirmek için harcamayacaksın... yukarıdan bir bakıp hayatına, "ben ne yapıyorum" diye sorgulayacaksın. en kolayı
Melike ⠀ ོ⠀⠀ོ isimli okura yanıt verildi
Berat Murat
o zaman balık kızartma olmaya razı :)
hata bizde... karşımızda kim varsa ve içimizi biraz acıtsa onu suçluyoruz.. çevresinde dolanıp, hiç vazgeçmeden savaşıp, güzel cümleler kurarak laf anlatıp, güzel zamanımızı ikna, naif bir affetme isteği ve düzelecek birşeyler var umuduna pervasızca harcayıp, onu suçluyoruz... tükenen umutlarımız, yıkılan hayallerimiz ve karşılıksız bırakılan fedakarlıklarımız için, o güzel cümleleri sindiremeyen, sindirmeyi bırak, büyük ihtimalle dinleyemeyen, kendi dünyasında yaşayan, empatinin kelime karşılığını anlayamayan, anlatılınca anlamsızca başını sallayan, başını sallayınca bile içimizde bir umut yaratan bu insanları elde edemediğimiz her güzel duygu, her sevinç, her mutluluk için suçluyoruz. neden diye soruyoruz? neden diye sorarsan bir insana, verecek bir cevabı vardır mutlaka. genelde bu cevap pişman eder seni neden diye sorduğuna. neden diye sormaya başlayınca bitmiştir herşey oysa. biz başımıza gelen her felaket, akan her gözyaşı, cevapsız kalan her soru, tatmin edilmeyen her duygu için onu suçluyoruz... hata bizde... gitmek zamanı geldiğinde gitmemelerimiz, "gel bir daha yap" dercesine affetmelerimiz, kelimelerimizi duymayanlara işittirmek için direnmelerimiz, ah o hep katıksız, içten, umutla sevmelerimiz yüzünden hata hep bizde... o yürek dilde ya ve yürek hep temiz ve güzel ya... kirliyi, bencili, kötüyü, şerefsizi anlayamıyor... umudu kırılan varsa aramızda, hata umudu kıranda değil asla... umudunu kıracak insana umut bağlayanda, zaman harcayanda... akıl vermiş allah'ım... saksıyı çalıştıracaksın... bin kere kırılıp, bin kere yapıştırıldığın için birgün dağıldığında şaşırmayacaksın... bu hayatı başkasını ikna etmek, düzeltmek ve kendini zorla sevdirmek için harcamayacaksın... yukarıdan bir bakıp hayatına, "ben ne yapıyorum" diye sorgulayacaksın. en kolayı
Melike ⠀ ོ⠀⠀ོ isimli okura yanıt verildi
Berat Murat
çölede vurulamaz..