Müzik ile düşünmenin birbirine bu kadar benzediği daha önce hiç aklıma gelmemişti. Aslında müziğin de düşünmenin bir başka biçimi olduğu ya da düşünmenin, müziğin bir başka biçimi olduğu söylenebilir.
Sanırım yalnızlığınızın gerçekten farkına vardığınızda çoğu zaman paniğe kapılırsınız. Bundan kurtulmak için apar topar kaçar, gruplara -kulüplere, derneklere, takımlara, kalıplara- sığınırsınız. Birdenbire tıpatıp ötekiler gibi giyinmeye başlarsınız. Aslında görünmez olmanın bir yoludur bu.
Dünyanın çelişkileri de tabii ki her bireye yansıyor. Yaşam doğal gidişinden çoktan çıktı... Bir kentte doğup yaşayan, çalışan ve ölen insanlar giderek azalıyor. Herkes başka yerlerde, dünya küçüldü.
Ben zaten yeryüzünün neresini benimsedim ki? Zaman zaman kendimi çok iyi, zaman zaman da kötü duyuyorum. İki durum da uzun sürmüyor, böylece bir denge kuruluyor.