“Sensizim, sana koştum iklimler boyu
Uykular, yanan liman uykular haram
Bir vapur geçer, dalgasında savrulan ben
Dön yürek yurduma, gurbet tenime dön, yanarım sana,”
Yahu hani aşk kimyasal bir olaydı? Hani insan insana alışırdı? Hani her aşk zamana yenilirdi? O ilk ayların heyecanı hani zamanla yerini başka duygulara bırakırdı? Niye alışamıyorum ben Şahin’in bakışlarına? Niye hala o ilk göz göze geldiğimiz andaki heyecanı hissediyorum her seferinde?