Yazar, Kahraman’ın hikaye boyunca gel gitlerini duygularımı ve düşüncelerini anlatıyor.
Hikaye boyunca karakterin iç dünyasını, hayata bakış açısını, gel gitlerini, pişmanlıklarını yazarın akıcı bir diliyle okuyabiliyorsunuz.
Elle tutulur bir olay örgüsü olmaması dikkat edilecek bir nokta
Ayrıca kahramanın daha çok antikahraman rolünde olması, tutarsızlıkları, yok yere kendi düşünceleriyle kendini bunaltmadı rahatsız edici noktaya varabiliyor .
- spoler içerir-
Orta yaşı geçmiş karakterimiz, -çocukluğunda yaşadığı olaylarında etkisiyle- topluma açılmaya korkan muhtemelen bu sebepten kendini diğerlerinden üstün gören, onların “cahil kültürsüz “ olduğunu kendine söyleyerek, kimseyle arkadaşlığa girmeyen bir kişidir. Kitabın ilk bölümünde büyük ölçüde bundan bahsetmektedir. Bu, kahramanının eziklik kompleksi yaşadığını, savunma mekanizması olarak da akla bürüme yöntemini kullandığını göstermektedir.
Kitabın ikinci bölümünde kahramanın yalnızlıktan sıkılıp insan içine karışmaya çalıştığını görüyoruz. Ancak ne yazık ki burda da onun başarısız olduğunu gözlemliyoruz. Bunun sebebi olarak kahramanımızın özgüven eksikliğine yol açan kararsızlığı, karamsarlığı, eziklik kompleksinden çıkamaması, maddi sorunları ve dış görünüşü sayılabilir..
Bunların ardından, Liza ile tesadüfi karşılaşmasını ve gel gitleri yüzünden Liza ya karşı nasıl davranacağına karar verememesi şahit oluyoruz. Kitabın sonunda Liza nın peşinden dışarı çıkması, onu ararken “ nasıl olsa ondan tekrar nefret etmeyecek miyim?” cümlesi dikkatimi çekti. Bu noktada kahramanımızın içinde bulunduğu psikolojik bunalımları kabüllendiğini ve öğrenilmiş çaresizlik yaşadığını gözlemliyoruz.