İçimde sadece tuhaf bir boşluk vardı. Bana okula giderken, battaniyesini altında sakladığı kahverengi Krokodil çantasından harçlık çıkarıp veren mini minnacık kalmış nenem artık yoktu. Bir boşluk hissediyordum ama hepsi buydu ne yazık ki!
Bazıları büyümek için can atarlar. Oysa ben, gitti miydi hiç dönmeyeceğini bildiğimden olsa gerek, çocukluğumdan zor ayrılanlardanım. Ama hayat bunu göz ardı Edip beni büyümeye zorluyordu çeşitli vesilelerle.
Çocukluğumuz erişemeyeceğimiz kadar uzakta kalıyordu bize hiç fark ettirmeden. Zaman masumiyetimizi, katıksız neşemizi, mızıkçılığımızı, oyunbazlıklarımızı, kimimizin annesini, kimimizin babasını silerek geçip gidiyordu. Bu muydu hayat? Bu kadar acımasız mıydı? İçim birden çok ama çok acıdı!