Cumhuriyetin kuruluşundan beri gerileri itilmiş taşra şehirlerinin, kasabaların halkı, çok partili rejimden medet umanlar, İstanbul’un saltanat duskunu çevreleri, padişahlığın kaldırılışını, halifeliğin lağvedilişini içine sindiremeyenler, harf devriminden, ezanın Türkçe okunmasından tutun, kadının örtüsü dolaşmasına kadar her modernleşme hareketine karşı olup da o güne kadar sesini çıkarmamış kişiler, vergilerle cezalandırılan karaborsacılar, varlık vergisinden nasibini alanlar, malını satamayan ya da köy okullarının inşaatlarına kanilarıyla taş çekmeye zorlanan köylüler, jandarmadan dayak yemiş muhtarlar, Doğu’nun şehri, şıhları, Ege’nin, güneyin ağları, yıllarca içlerinde biriktirdikleri hınçlarını dökmek için sandık başına koşmuşlardı. Ayrıca demokrat Parti, Siyasete köylerin içine kadar sokmayı başarbilmişken, iktidar Partisi seçime hiçbir şey vaat edemeden girmişti. Cumhuriyet Halk Partisi ile bir sorunu olmayanlar dahi sırf değişim uğruna ya da yıllardır aynı idareyi başta görmekten bıktıkları için oylarını demokrat Parti’den yana kullanmışlardı.
Netice ezici bir çoğunlukta. Bu ezici çoğunluğun estirdiği rüzgâr yeni iktidarın hem güçlü hem de felaketi olacaktı.
Memleketin tüm insanlarına yükselme kapılarını açan Cumhuriyet, yoksul, zengin, şehirli, köylü diye ayırmadan sınıf farkı gözetmeden tüm çocuklarını okumaya, meslek sahibi olmayı, toplumsal hayatta yer almaya teşvik ediyordu.
Ankara. Elitlerin şehri olmaya mecburdu. Yoksa yapılmış olanların çoğu yapılamazdı. Bir savaşın kazanılmasına  köylünün, kasabalıının, küçük esnafın, din adamının, eli silah tutan, yüreğinde imanı olan kadın, erkek her bir insanın kutsal sayılabilecek katkısı olabilirdi. Kurtuluş Savaşı da böyle kazanılmıştı zaten. Ama kalkınma savaşı, imanın, kahramanlığın yanı sıra teknik bilgi ve birikim de isterdi. Sadece ticaretten anlamakla da olmazdı kalkınma hamlesi; kültürü, bilgisi, görgüsü iyice oturmuş, dünya görüşü geniş, uzmanlık alanları olan kişilere ihtiyaç vardı. Kurtuluş Savaşı sonrasında, kurtuluşundan itibaren en az yirmi yıl kalkınma savaşı vermişti Cumhuriyet, kurucuları altyapı döken insana yatırımı da ihmal etmemişlerdi. Yapılan devrimlerin arasında adı hiç konmamış fakat bence en hayırlı devrim olan isimsiz Anadolu devrimi eğitimi tüm yurda yaymış, vatan çocuklarından meslek sahibi insanlar yetiştirmeye başlamıştı.