Veda ve Umut ailesinin yaşadıklarından yola çıkarak Osmanlı'nın son günlerinden cumhuriyetin ortalarına kadar Türkiye'nin öyküsünü anlatan Ayşe Kulin, bu kez serinin 3. kitabı olan Hayat ile kendi anılarını ve o anıların geri planını oluşturan 1941-1964 yılları arasında Türkiye ve dünyada meydana sosyal ve siyasal olayları anlatıyor.
Ayşe Kulin dünyaya gözlerini açtığı andan başlayarak; eğitim hayatını, Tomris Uyar ile lisede aynı sınıfta olması, İran şahına eş adayları arasına girmesi, Hasan Ali Yücel ile 5 çayları, 6-7 Eylül 1955 olaylarında cadde de arabada olması, 27 Mayıs Askeri darbenin sancılarını birebir yaşaması ve Londra başkanını idam eden halk damgası ile kendini savunmaya geçmesinden, kısacık süren evliliğinde 2 erkek evlat sahibi olmasına kadar bizlere kendi kaleminden bilinmeyen yönlerini anlatıyor.
Akıcı ve yalın bir dil ile yazılmış olan kitabı bir solukta okuyamadım, sıkıldım. Ama kalemini sevenler beğenerek okuyacaklardır.
Romanda çok uzun bir yaşam hikayesi anlatılmakta olup, yer yer de o dönemlerin siyasi görüşlerine yer verilmekte. Ayşe Kulin, Osmanlı'nın son günlerinden Cumhuriyetin ortalarına kadar Türkiye'nin öyküsünü, bu kez Hayat ve Hüzün'de kendi anılarını ve o anılarını arka planını oluşturan dünyayı anlatıyor. Kitabında hayatında gururunun ve asiliğinin sebep olduğu bazı yanlışlarını ve bunlardan duyduğu pişmanlığı dile getiriyor.
Her romanda olduğu gibi bu romanda da kitabı akıcı ve sade bir dille okuyucularına aktarıyor. Ancak okuyucular bence kitabın sonlarında doğru kendini kitaba verebilecek gibi geliyor. Hepinize keyifli okumalar diliyorum.
Sabahın kör vaktinde bitirdiğim bu kitaba, kahvaltıya gitmeyi red ederek hemen bir inceleme yazma zorunluluğu hissettim içimde. Ayrıca kitaba 8/10 puan verecekken puanımı 9/10 çıkarmam da çok etkili olan bir ayrıntı sebep oldu bu duruma.
Normalde kitapları okumadan önce yazarı ve kitabı neden yazıldığı araştırırdım ama Ayşe Kulin de maalesef yoğun tempom nedeniyle hiç fırsatım olmadı. Umut kitabını okurken kendimce olayların çok gerçek olduğunu düşünmüş belki isimler farklıdır veya alıntıdır diye çıkarımlar yapmıştım. Devamı olan bu kitabı okurken ise iyice inanmıştım gerçek bir hayat hikayesi olduğuna.. Düşüncelerim içinde kitabı bitirirken birde ne göreyim efendim kitabın son 10-15 sayfası fotoğraf albümü.. Sevincimi tarif edemem. Romanın kahramanlarını görmek, olayların geçtiği mekanları, bahsedilen eğlenceleri, dansları vs.. Gözlerim doldu çok iyiydi.
Kitabın içeriğine gelecek olursak yukarıda bahsettiğim gibi Umut kitabının devamı olarak yazılmış Hayat ve sonrasında ise Hüzün kitabını mutlaka okumalısınız çünkü yarım kalıyor. Kitabı bitirdiğim de sinemada araya girmiş gibi hissettim kendimi.
Kitabın kapağında da yazdığı gibi Ayşe Kulin hayatındaki "Dürbünümde Kırk Sene" olarak bize aktardığı bölümün 1941-1964 yılları arası bulunuyor. Anlatıldığı yıllar itibariyle kitapta siyaset mecburen bulunuyor, ayrıca bir darbede içeriyor. Gençlik yıllarının bu konularda nasıl tehlikeli olduğunu kendinin de aslında büyük hatalar yaptığını doğruluyor yazar. Ama zor zamanında ülkesinin de kızının da yanında olmayı bırakmayan dağ gibi bir mühendis Muhittin Kulin dertlere derman olmaya devam ediyor...
Ayşe Kulin'i biyografilerinden sonra en beğendiğim kendi oto biyografileridir. Kitap neden düşük puan almış bilemiyorum. Ayşe Kulin anılarını anlatırken, dönemin siyasi sosyal ortamını da güzel betimler. Adeta cumhuriyetin ilk yüzyılını okumuş oldum bu seri ile.
Hayatını kaleme alan Ayşe Kulin 1941-1964 yılları arasında geçirdiği hayatını anlatıyor. Zaten merak ederek ve verdiği öğretici sözleri benimseyerek mutlaka ikinci kitabı olan Hüzün'ü de okuyorsunuz. Biyografik romanlarda ustalaşmış bir yazar. Hayata dimdik başladığını kalemiyle öyle güzel anlatıyor ki, hayran olmamak elde değil.
"Benimle onun arasında kaldıysan onu seç. Çünkü gerçekten sevseydin beni seçenek yapmazdın" diyecek kadar sapasağlam.
Serinin üçüncü kitabı. Diğer iki kitaptan biraz farklı aslında bu kitap anı, hatıra türünde yazılmış, ona göre tasarlanmış. Betimlemeler o kadar güzel anlatılmış ki okurken sanki olayları bende yaşadım, zihnimde canlandırdım. Dördüncü seriyi okumak için sabırsızlanıyorum. :)
İnsan sadece kendi hayatını yaşadığını sanır.. Oysa ki temas ettiği her insan nedeniyle de başka hayatlara karışır.. Yaşadığı dönem de elbette hayatın nasıl şekilleneceğini katkıda bulunur. Ayşe Kulin’in dürbününden 1941-65 seneleri arası hayata dair anılar ve Türkiye ve dünya koşullarının içine geçtiği mükemmel bir hatıra roman..
Gün gelecek sermaye ve ticaret tamamen türklerin eline geçecek ama ülkemizde vergi ödemeleri hep dirençle karşılanacak, vergi hep kaçırılmaya devam edecekti. Vergi yükü sadece vergisini kaçırmayan memur ve işçi sınıfının sırtına yüklenecekti. Elde edilen vergi, halka sunulacak hizmete kafi gelemeyeceğiğinden dolaylı vergilere başvurulacaktı. Sırf bu yüzden, biz Türkiye’de elektriği, suya, telefona ve benzine dünyada benzeri görülmemiş fiyatlar öderiz. Türk olmak biraz da oturduğumuz dalı kesmek, ileriyi değil sadece anı düşünmek olduğu için!
Veda kitabı ile başladığım bu seride 3. kitabı bitirdim ve bu kitap ilk kitaptan tür olarak tamamen farklılaştı. Bu kitap tamamıyla Ayşe Kulin'in hayatını anlatan bir anı kitabı. Yeni kurulan Cumhuriyet içinde yetişen bir bireyin portresini bize çiziyor bu kitap.
Çocukluktan ergenliğe ve yetişkinliğin ilk adımlarını yaşıyoruz yazarla. Devam kitabı olan Hüzün ile yetişkinliği okuyacağımızı düşünüyorum. Bu kitapta gençliğin verdiği hatalar, düşünce değişimlerini gözlemliyoruz.
Ayşe Kulin'i daha iyi tanımak istiyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz.
Kendi biyografisi usta kalemiyle çok güzel bir şekilde hazırlayıp biz okullara sunmuş Ayşe Kulin. Doğduğu ortamı çocukluğunu yaşadığı yerleri ve gençlik çağlarını çok güzel anlatmış.
Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarıldı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.
Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayımlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı. Kulin, 1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı, 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı kitabı Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı.
1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.
Ayşe Kulin, 2001 yılında yayımlanan Köprü isimli romanı ile Türkiye'nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenleri ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı. Yine 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor. Nefes Nefese romanı toplamda 34 ülkede yayınlandı. Ayrıca Ayşe Kulin bu romanıyla İtalya'da verilen Premio Roma Ödülleri'nde finale kalan beş yazardan biri oldu. Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.
2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı. Yine 2009 yılında yazdığı Tek ve Tek Başına Türkan adlı Biyografik romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2010 ve 2011 yılında arasında Kanal D'de yayınlandı.
2007 yılının Kasım ayında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu. 2008 yılında yazdığı Veda romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2012 yılında Kanal D'de yayınlandı.
İtalyancaya çevrilen Nefes Nefese adlı romanı, 2016'da İtalya'nın en prestijli roman ödüllerinden Premio Roma'da en iyi yabancı roman dalında ödüle layık görüldü.