''Arasam biliyorum, açmayacak ya da açıp kalbimden geçen her şeyi bozacak. Dönsem biliyorum özlediklerim aynı olmayacak. Başlasak biliyorum birbirimizden daha çok nefret edeceğiz. Bu kadar şeyi biliyorum ama soluk borumu kesip, burnumun ucunda oluşan sızıya dönüşen hissi ne yapacağım bilmiyorum.''
Yeterince seven insan,aşık olduğu kişiyi öldürmez.Aşık fedakar olmak zorundadır.Her aşık da öyle söyler zaten.Senin için ölürüm der,dünyayı kırmızı bir halı gibi ayaklarının altına sererim der,senin için yapamayacağım şey yoktur der.Der de der işte.Ama aşık olduğumuz insanı öldürdüğümüzde onun için değil kendi öfkemizi yatıştırmak için elimizi kana bularız.Kendi duygularımızı tatmin etmek için.Bunun adı bencilliktir.Korkunç bir bencillik.Vahşetin daniskası.Hayır,Nevzatcım,aşk öldürmez;eğitimsiz,bencil,ruhsal olarak gelişmemiş insan öldürür.Sorun aşkta değil,sorun nasıl seveceğini bilmeyen insanda.Bu vahşeti daha çok erkekler gerçekleştirdiği için,sorun nasıl seveceğini bilmeyen erkeklerde.
Cinayet soruşturması sadece bir katili bulma faaliyeti değildir.Sayılan kişilerden,işlemleri olaylardan oluşan karmaşık bir matematik problemini çözmek de değildir.Doğrudan insanı anlama uğraşı,yaşamak için doğru yöntemi bulma çabasıdır.