Aklımız, yüreğimiz birine takılır kalır. Bu kez yaşamın merkezine onu koyar, her davranışın , her duygunun, her düşüncenin anlamını onda ararız. Kendimizi onun gözlerinde izleyip bir benzerimizi bulduğumuzu sanarak, dünyanın en güzel, en olmayacak, en aptal düşünü kurarız.
…
Yaşam o kahrolası oyunlarından birini daha oynar bize.