kalbimdekileri taşıyamadığım günlerde didem abla gelip “bekle bir ucundan da ben tutayım” diyor. en kısa inceleme yazısı olabilir ama bu şiir kitabı benim için tam olarak böyle :)
“yazının bedeli vardır bilirsiniz.
kurban ister, kan ister. ter ister, gözyaşı ister.
bu yüzden kaderi ağırdır. yazının kalbi vardır.”
diyor nazan bekiroğlu.
ben bu kalbi küçük sözlerimle incitmek istemiyorum lâkin ruhumun fısıldadığı birkaç kelâm var.
hissedilen her şeye cümle kurulamıyor sanırdım nazan bekiroğlu susuşlarıma, Züleyha’nın, Yûsuf’un, Yakub’un, Firavn’ın, kurdun, kuyunun ve aynanın bile susuşlarına kelâm bulmuş.
“bir aynanın bile susuşlarına” derken sahi, aynayı incitiyor muyum?
artık bir şey söylerken 2 kere değil bir sözü ne kadar fazla düşünebilirse insan o kadar düşünmek istiyorum.
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma
Hiç aklımda yokken bir tevafukla aldığım bir kitaptı kendisi. İlk sayfalarda “seni uyarıyorum herkes kaldıramaz bunu, okuyamayacaksın” gibisinden şeyler diyordu. Tebessüm etmiştim. Ve kitabı okumaya başladıktan tam 8 ay sonra bitirdim.. Gerçekten okuyamamıştım ağır gelmişti belki de. Ama ruhum bir fırsatını bulup kitabı eline almanın peşindeydi. Kitap Şems’in dilinden ve size olan samimi üslubuyla sanki onun dizinin dibinde oturup bütün yaşananları bizzat onun ağzından dinliyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Seneler öncesine gidip o manevi tadı almak istiyorsanız çok güzel bir kitap.