Belki de böyle yapmalı, diye düşündü, olduğu yerde durmalı ve bir daha kıpırdamamalıydı. Böylece zaman insanın yanından öylece akıp giderdi, dahası insanın zamanla birlikte yüzmesi veya zamana karşı tepinmesi gerekmezdi artık.
Gazetelerin hemen ertesi günkü baskıda küçük harflerle yazacakları ya da tekzip edecekleri hakikatlerini böyle büyük ve kalın harflerle haykırmaları aslında çok tuhaf, diye düşünmeye devam etti.