"...Durum işte böyleydi,bu yoldaydı. Tren Sarı-Özek bozkırında ilerliyor, çarklar dönüyor,Tansıkbayev ve tutuklusu da ayni vagonda (her biri kendi rolünde) işçi sınıfının davasına katkıda bulunuyorlardı. Dâvâ,yeni ideolojik düşmanları ortaya çıkarmaktı. Bu düşmanlar olmasa sosyalizm de düşünülemezdi,çünkü onlar olmayınca sosyalizm de dağılır,çöker,kitlelerin bilincinde kuruyup giderdi. İşte bunun için her zaman savaş verilecek ,maskesi düşürülecek , yok edilecek biri olmalıydı...
Tren yoluna devam ediyordu...
...Tansıkbayev'in kimliğinde gizlenen o suratsız ve insanlık dışı kuvveti alt edemezdi. Bu güç savaştan,hapishanelerden,çalışma kamplarından daha korkunçtu. Çünkü o ,belki dünya kurulalıberi var olan,ortalığı kasıp kavuran bir kötülüğü simgeliyordu..."