Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Millet tarafından, millet adına, devleti yönetmeye yetkili kılınanlar için, gerektiğinde millete hesap vermek zorunluluğu, saygısızlık ve isteğe bağlı hareketle yapılamaz.
Din birliğinin de bir millet oluşumunda etkili olduğunu söyleyenler vardır. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz.
Türkler, İslam dinini kabul etmeden önce de büyük bir millet idi.
Bu dini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin (Farsların) ve ne de diğerlerinin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine etki etmedi. Aksine, Türk milletinin milli bağlarını gevşetti; milli duygularını, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi.
Çünkü Hazreti Muhammed’in getirdiği dinin gayesi, bütün milliyetlerin üstünde, tamamını kapsayan bir ümmet siyaseti idi.
“Hürriyet insanın düşündüğünü ve dilediğini başka birinin hiçbir etki ve karışması olmaksızın kesin olarak yapabilmesidir. Bu tanım Hürriyet kelimesinin en geniş anlamıdır. İnsanlar bu anlamda Hürriyete hiçbir zaman sahip olmamışlardır ve olamazlar. Çünkü bilinir ki insan tabiatın yaratılmışıdır. Tabiatın kendisi dahi kesin hür değildir, evrenin (kâinatın) kanunlarına tabidir"