" Güneşin batışından bir sonraki batışına kadar ülkesinde olan her şey hakkında bilgilenmek ister. Bir tek şeyi bile kaçırsa küplere biner. Gözü dönmüşçesine her şeyi içine atar. Anlatılanlar büsbütün korkunç olaylar olsa bile; sağlıklı bir insan aklının en kısa sürede unutmaya çalışacağı şeyler anlatılsa bile. Evet, özellikle kötü ve acı verici olaylar, iyi olaylara göre çok daha ayrıntılı anlatılır; hem de tel bir noktası bile atlanmamacasına. Sanki kötüyü anlatmaktansa iyiyi anlatmak daha önemli daha keyifli değilmiş gibi. "
" Papalagi, her zaman bir an önce varmak ister hedefine. Makinelerinin hemen hepsi, onu hedefe daha hızlı götürmeye yarar. Ama bir kez hedefe vardı mı, yeni hedefler çağırır onu bu kez. Böylece Papalagi, yaşamı boyunca durup dinlenmeksizin koşuşturur durur. Yürümeyi, adım atmayı unutur, aramadan gelip bizi buluveren hedeflere doğru ilerlemenin mutluluğunu tadamaz. "
" Ah kardeşlerim, bir Samoa köyünü içine alacak kadar kocaman bir kulübesi olup da, bir yolcuya tek geceliğine bile çatısının altında yer vermeyen adam hakkında ne düşünürsünüz? Elinde koca bir hevenk muz olan, ama karşısında açlık çekip yakaran birine bir tane bile muz vermeyen adam hakkında ne düşünürsünüz? Gözlerinizdeki kızgınlığı, dudaklarınızdaki aşağılamayı görüyorum. Papalagi her saat bunu yapar. Yüzlerce döşeği olsa döşeksiz birine bir tanesini bile vermez. Üstüne üstlük bir de döşeği olmadığı için karşısındakini suçlar, sitem eder. Kulübesi, çatısının en yüksek noktasına kadar yiyeceklerle dolu olabilir, ailesine yıllarca yetip de artacak kadar; ama çıkıp yiyeceği olmayan solgun ve aç birini aramaz. "
" Bizim dilimizde 'Lau' benim demektir, ama aynı zamanda da senin demektir. Oysa Papalagi'nin dilinde bu senin ve benim gibi aynı anlama gelen tek bir söz bile yoktur. Benim olan yalnızca ve tek başına bana aittir, senin olan ise yalnızca ve tek başına sana. "
" Eğer doğru düşünseydi, elimizle sıkı sıkıya tutamadığımız hiçbir şeyin bizim olmadığını bilmesi gerekirdi. Aslında hiçbir şeyi sıkı sıkıya tutamadığımızı da. "