Çocukluğumdan başlayarak bana bildirilen din kuralları başkaları gibi bende de yok oldu, ancak bir tek farkla: ben çok erken yaşta çok fazla okumaya ve düşünmeye başladığımdan dinden vazgeçmem çok erken ve bilinçli bir vazgeçiş oldu. On altı yaşımdan itibaren dua etmeyi bıraktım, kiliseye gitmeyi ve oruç tutmayı kendi isteğimle terk ettim.
Çocukluğumdan başlayarak bana bildirilmiş olanlara inanmayı bıraktım ama yine de inandığım bir şey vardı. Neye inandığımı asla söyleyemezdim. Tanrı'ya da inanıyordum, ya da daha doğrusu Tanrı'yı reddetmiyordum, ama bu hangi Tanrı'ydı işte onu söyleyemezdim; İsa'yı da onun öğretisini de reddetmiyordum, ama aynı şekilde öğretisinin ne oldugunu da söyleyemezdim.
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları VII. Basım·Kitabı okudu
Biz Türkler ancak topraklarımıza göz dikilirse savaşacaktık.
İstiyordum ki dünya döndükçe analar ağlamasın, genç kadınlar dul, çocuklar yetim kalmasın, ülkemin gençleri cephelerde heba olmasın. Türkler cennet vatanlarında barış içinde, güle oynaya ve müreffeh yaşasınlar.
Azametle Avrupa devletlerinin burunlarını kırmayı, önce Mudanya’da, sonra Lozan’da müzakerelere oturan İsmet’in dirayeti, çelik inadı ve cesareti sayesinde başarmıştık.