Amerikalı İngilizce konuştu. Ramon da İspanyolca verip veriştirirken Amerikalıyı tartaklamaya başladı. "Bu Allahın belası dilden hiçbir bok anlamıyorum"
Güçlü tutkuları, ateşli bir düş gücü vardı. Fakat onu gençlerin düştükleri alışılmamış yanılgılardan koruyan bir irade gücüne sahipti. Örneğin, kumara aşırı bir düşkünlüğü vardı ama kendi sözleriyle, durumun daha çok kazanmak ümidiyle kendisine gerekli olanı gözden çıkarmaya izin vermediği kanısında olduğu için elini hiçbir zaman iskambil kağıtlarına sürmez, buna karşılık sabahlara kadar kumar masalarının arkasında oturarak hummalı bir heyecan içinde oyunun gidişini izlerdi.
Sayfa 301 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 19. Basım·Kitabı okudu