Yüz katlı bir gökdelenden, sağ salim aşağıya atlayabileceğini inanan bir kişi, zemine yaklaşma anına dek her şeyin çok güzel gittiğine inanır; zemine yaklaşma ve yere çarpma anında, o bir anlık sürede, inancının yanlışlığını idrak eder; ancak iş işten geçmiştir, çünkü sürecin son noktası, deyiş yerindeyse, inanç ile eylemin çakıştığı ve kapandığı biricik, tersinemez, tekrar edilemez bir noktadadır.
Kültürlerin eşyanın doğasına ilişkin belirli bir mekan ve zamanda geliştirdikleri bir davranış ve bilgi tarzı işe yararlılığını kaybettiğinde değiştirilmezse yeni durum o kültürü yok eder. Çözüm, sürekli/sabit ile değişeni görmekten, özellikle eşyanın doğasına uygun davranma ve bilme yeteneğini her zaman canlı tutmaktan geçer. Aksi halde sistem körlüğü hayatı kötürümleştir.