Hiç sahip olmadığımız, sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu bile bilmediğimiz bir şeyin yokluğu, tekinsiz bir duygu verir bize. Yok, ama olsa ne olacaktı? Daha mı güzel olacaktım? Daha mı akıllı, daha mı zeki, daha mı cazip? Yoksa hiç bilmediğim, tanımadığım başka bir şey, biri mi olacaktım?
O yüzden küçük bir kaydırmayla, eksikliğini çektiğimiz şeyin hiç olmamış olduğu bilgisinin üstünü örter, onu bir kayba dönüştürürüz; bir zamanlar sahip olduğumuz, ama şimdi kaybettiğimiz, elimizden alınmış, çalınmış bir şeye.