Beklediğimden küçük bir kitap çıktı cep kitabı gibi aynı. Yazarın youtube kanalında videolarına denk gelmiştim bir kaç kez kitap alışverişi yaparken tesadüfen gördüm ve dikkatimi çekti alıp okumak istedim ve okuduğum ilk eseri oldu. Kitaba başlamadan önce bir defter tutmanızı ve notlar almanızı öneririm. Çünkü yazar size sorular soracak ve kendinizde bazı şeyleri keşfetmeniz için şemalar yaptıracak. Kitabı okurken bende notlarımı alıp yazarın dediklerini bir bir yaptım. Anlaşılması basit ve sade bir dil kullanmış yazar. Çok fazla bilgi yoğunluğu olan bir kitap değil okurken sıkılmayacağınız bir eser. Atalarımızdan gelen davranışlarımız hal hareket ve tavırlarımızın temel kaynaklarını anlamamıza ve keşfetmemize yardımcı olacak bir kitap.
Nihan Kaya'nın "İyi Aile Yoktur" kitabında bahsettiği ve sürekli övdüğü yazar Alice Miller'ı ve kitaplarını çok merak ettim hepsini almak istedim ve ilk bununla başladım. Bu kitap iki kere yazılmış biri 1979 da yazılmış. Miller Freud' un görüşlerini düşüncelerini desteklerken 16 yıl içinde psikolojide kendi araştırmalarının sonunda düşünceleri fikirleri değişmiş daha sonra kitabı 1996 da tekrar kaleme almış Freud'un etkisinden tamamen sıyrılmış. Kitabın tuhaf bir dili var alışılmışın biraz dışında, uzun anlaşılması zor ve ironik cümleler e yer vermiş. Yazar kitapta hastalarından örnekler vermiş anlatırken özellikle ünlü yazat Hermenn Hessa ve kitaplarından da kitapta bir çok kez bahsediyor. İnce bir kitaptı fakat konu içeriği yoğundu o yüzden yavaş ve sindirerek okudum. Okurken insanı çocukluğuna götüren ve insana gerçekten bir şeyler katabilecek farkındalık oluşturabilecek bir çalışma olmuş. Çocuk yetiştirmek isteyen ebeveynler için ve çocukluğunuzu anlamak için bu kitap iyi bir bakış açısı olabilir. Bu kitap şunu anlatmaya çalışıyor aslında: Çocuklukta yaşanan olaylar bilinçdışına itilerek ileriki yaşlarda bilinç düzeyine çıkabilir ve bazı sorunlara neden olabilir.
"Her yaşam yanılsamalarla doludur; bu da, sanıyorum, gerçek bize çoğu zaman dayanılmaz göründüğü içindir. Yine de gerçek bizim için o denli vazgeçilmezdir ki, ona varamamış olmayı ağır rahatsızlıklarla ödüyoruz."