Gerçekten "özgür" müsünüz?
Bu sorunun cevabını ararken hayatınızın romanını yazabilirsiniz muhtemelen.
(...)
Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz?
Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi?
(...)
... yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı?
Yoksa "Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?" dediğiniz de olur mu?
Bu önemsiz gibi görünen küçücük ayrıntıların savaşında özgürlüğünüzü kaybettiğinizin farkında bile değilsiniz aslında.
Çünkü "özgürlük" sandığınız gibi "sınırsız" olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir.
Diğer bir deyişle hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
Hayır diyemediğiniz her konuda, sınırlarınızın ihlal edilmesine izin verirsiniz ki, sınırları ihlal edilmiş bir ülke özgür değildir.