"Aşk mı?" "Aşk ha! Kendine yalanlar söyleyip kandırabilirsin ama beni kandırmayacağını biliyorsun. Aşk değil ki O'na beslediğin duygu. Zaaflarına yenik düşen egonu tatmin etmekten öte hiçbir şey değil. Şimdi Altan ansızın son verse ilgi ve iltifatlarına , monotonlaşsa ya da ilişkinizin, sence sürer mi o tutkulu heyecanın? Ya da aksine herkes sizi anlayışla karşılasa, hiç sorun çıkmadan evlenseniz, sence en ufak bir kırıntı kalır mı aşk sandığın o duygudan yana?"
Ustamın söylediğine göre özümüz kalbimizde gizliymiş. Bize böylesine yakın olan bu öze ulaşmaksa dünyanın en yüksek dağına tırmanmaktan da en tehlikeli sulara dalmaktan da daha zormuş. Hatta yerin metrelerce derinliklerinde, biz insanların henüz keşfetmediği diyarlarda yaşayan ve onlarca alemden birinin üyesiyken kendi aleminden kovulup yer altında yaşamaya mahkum edilmiş, yılan gözlü, kısa boylu ve kertenkele derili, şeytan-insan kırması fesatçı yaratıkların mağaralarında dolaşmaktan bile daha meşakkatliymiş.