Grace’i de Jackson’ı da karakter olarak çok sevdim, aralarındaki ilişkinin gelişmesi de heyecanlı ve ilgi çekiciydi bence. Okuması hem keyifli hem üzücü bir romantikti, değinilen konular ve işleniş şekillerini beğendim. Yazardan okuduğum ilk kitaptı, anlatım tarzı sürükleyiciydi ve yazım dili de yormadan okutturdu.
Tek eleştirim Fin domuzunun başına kötü bir şey gelmemesi ve ebeveynlerin 15 yıllık husumeti bir anda bırakıp el sıkışmasının mantıklı olmayacak kadar hızlı olması oldu. Bunlar dışında çifti ve hikayelerini sevdim.
Yüz KarasıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 20243,324 okunma
Ya ben bu kitaptaki babaya çok tutuldum öyle böyle değil. İddia ediyorum ki dünyadaki en kötü, en hayırsız, en pislik baba falandır. Tüm çocuklarına bu kadar varlık içinde yokluk çektirmesinin hiçbir açıklaması ya da bahanesi yok ya. Ben adam annelerinin cenazesine gelmediğinde ve sonrasında da çocuklarla hiç iletişim kurmadığında bu kadarı da olmaz herhalde demiştim, arkasında farklı bir sebep ya da olay?? olur sanmıştım ama adam dümdüz kötü biriymiş, umursamaz bir götmüş. İnanılmaz sinirlendim, gelmiş kaç yaşına şimdi yalnız kaldı diye çocuklarını hatırlamış da karşılarına çıkmaya karar veriyor ve bunu yapmayı mantıklı buluyor. Tüm çocuklar adama hak ettiğinden o kadar iyi davrandı ki şok oldum. En büyük ablaya da çok üzüldüm, her şeyini kardeşlerini ayakta tutabilmek için feda etmesi ve bu süreçte çektiği zorluklar çok üzücüydü.
Kitap zamanda yolculukla ilgili dört hikayeden oluşuyor.
Kolay bir okumaydı ama serinin diğer kitaplarına devam edeceğimi sanmıyorum. Bana göre ortalamaydı.
Yaklaşık 3 yıldır okumak istediğim bir kitaptı ve bu yıl sonunda okudum, iyi ki de okumuşum. Yazarın anlatımı olsun, karakterleri olsun, hikayesi olsun her şeyiyle mükemmel bir kitaptı. Gerçekten abartıldığı kadar hatta daha fazlası varmış.
Elizabeth ve Calvin çifti okuduğum en iyi çiftlerden biriydi, onların hikayesinin kısa sürmesi ve trajik bir şekilde bitmesine çok üzüldüm. Köpekleri Altı Buçuk’a BAYILDIM. Çocukları pek sevmem ama kızları Mad çok tatlıydı, sadece yaşından çok daha büyük ve zeki davranması yer yer abartı geldi.
Bir kadın kimyagerin gözünden 1950’li yıllarda hayatın nasıl olduğunu okuyoruz, fazla ayrıntı vermek istemiyorum ama çok etkileyici, üzücü, hem düşündüren hem de iç ısıtan bir kitaptı. Kesinlikle öneriyorum.
Kitabı genel olarak beğendim ama yazarın diline alışmak ve yarattığı fantastik evreni anlamak bence gerekenden uzun sürdü, ilk 100 sayfayı okumak için kendimi baya bi zorladım. Fakat alıştıktan sonra hem karakterleri hem de hikayeyle evreni sevdim, özellikle son 150 sayfa akıp gitti.
Beklentim büyüktü o yüzden kitap bunu pek karşılayamadı, mutlaka okuyun diye de önermem ama keyifli bir okumaydı, masalsı ve rengarenk bir evrende geçen cozy fantastik okumak isteyenlerin hoşuna gideceğini düşünüyorum.
ÖtediyarTahereh Mafi · Yabancı Yayınları · 2018518 okunma