Buket

Yunus Sûresi | 107
Eğer Allah, sana bir zarar dokundurursa artık onu, kendisinden başka kaldıracak (hiçbir güç) yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu geri çevirecek hiçbir kuvvet de yoktur. (O,) kullarından dilediğini buna eriştirir. O çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Sayfa 220·Kitabı okuyor
Reklam
Yunus Sûresi | 99
Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi iman ederdi! (Ama onları kendi iradelerine bıraktı.) O halde insanları, mü’min olmaları için sen mi zorlayacaksın? (Allah, dinde yani imanda zorlamadı irade hürriyeti ve tercih hakkı verdi, hür bıraktı. İsteyen müslüman olur gereğini yapar, isteyen de kâfirlikte kalır. Kimi de bunların arasında fâsık ve münâfık olur. Dünyada Kur’an’ın/İslâm’ın yolundan sapmış olanlar, âhirette bu suçun kendilerinde olduğunu itiraf edeceklerdir.)
Sayfa 219·Kitabı okuyor
Yunus Sûresi | 87
Musa’ya ve kardeşine: “Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın; o evlerinizi kıblegâh (mescid) yapın ve (oralarda cemaatleşerek) namazı da dosdoğru kılın. (Ey Musa! Artık) iman edenlere (kurtulacaklarını) müjdele!” diye vahyettik. (Allah’a ibadeti/kulluğu yasaklayarak, insanları kendine itaat ettirerek tanrılık iddiasında bulunan Firavun, İsrâiloğulları’na ait mescidleri tahrip etmişti ki yüce Allah onlara bu emri verdi. Bu âyet-i kerîmede gerek Firavun ve benzerlerinin, gerek câhiliye toplumunun zulüm devirlerinde, hemen o yeri terk etmek değil, orayı mescid edinerek veya evleri mescid yaparak dini öğrenme, İlâhî dâvâyı birlikte savunma ve böylece kurtuluşa ermede, inananlara bir metod bildirilmektedir.)
Sayfa 217·Kitabı okuyor
Yunus Sûresi | 62- 63- 64
62. Haberiniz olsun ki Allah’ın velîlerine (dostlarına) hiçbir korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir. 63. Onlar, (Allah’a) iman eden ve emirlerine uygun yaşayanlardır. 64. Onlar için dünya hayatında da âhiret hayatında da müjde(ler) vardır. Allah’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu (müjdeye erişmek) en büyük mutluluk (ve kurtuluş)tur.
Sayfa 214·Kitabı okuyor
Yunus Sûresi | 57-58
57. Ey insanlar! Rabbinizden size, bir öğüt, gönüllerde olan (kötü duygulara, batıl inançlara, dert ve sıkıntı)lara bir şifa, inananlara bir yol gösterici ve bir rahmet (olan Kur’an) gelmiştir. (Kur’ân-ı Kerîm; en güzel ahlâkı öğütleyen, şirk, küfür ve nifak gibi mânevî hastalıkları gideren, hayat nizamını, dünya ve âhiret saadetini bildiren hidayet ve rahmettir. Ancak kalplerin Kur’an’a açık olması lazımdır. Sıkıntı ve stresin giderilmesi için de bol Kur’an okunmalıdır.) 58. De ki: “(İnsanlar) ancak bununla, Allah’ın lütfu ve rahmeti (olan İslâm ve Kur’an) ile sevinsinler. Bu onların toplayıp durdukları (bütün dünyalık) şeylerden hayırlıdır.”
Sayfa 214·Kitabı okuyor
Reklam