Henüz ölmemiştim, yalnızca hızlı bir çürüme içindeydim.
Kim değildi ki Allahaşkına?
Hepimiz aynı dibi delik teknede kendimizi eğlendirmeye çalışıyorduk.
Önce uykunun gelmesi için, sonra da uyanmak için bekliyordun.
Önce evlenmek için, sonra da boşanabilmek için bekliyordun.
Önce yağmur yağması için, sonra da yağmurun durması için bekliyordun.
Yemek yemek için bekliyordun, sonra tekrar yemek için yeniden bekliyordun.
Bazen de bir sürü delinin arasında "Acaba ben de mi onlardan biriyim?" diye merak ederek bir psikoloğun muayenehanesinde bekliyordun.
Tabutun kenarında kadife süslemeler, orada öylece iki seksen yatan 'benim' yüzümde de çarpık bir gülümseme vardı.
Evet, aklım almıyordu, ama tabutun içindeki bendim.