Nihayet Akaki son nefesini verdi. Ne odası ne de dolabı mühürlendi çünkü ne mirasçısı ne de miras denebilecek bir şeyi vardı. Geriye kalanlar bir bohça kaz tüyü, beyaz sayfalı bir defter, üç çift çorap, birkaç pantolon düğmesi ve eski paltosundan ibaretti..
Mühim şahsiyetin ne derece yüksek bir mevki işgal ettiği, aslında kendisinin ne kadar mühim olduğu pek bilinmiyordu. Bilinen bir şey varsa o da yalnız son zamanlarda o makama getirildiği, ondan da üstün mühim şahsiyetler olabileceği ve bir üst kademeye ulaşmak için elinden geleni yaptığıydı. Odasına girdiğinde emrindeki memurları aşağıda merdivenlerde bekletir, kimsenin kendisiyle hemen doğrudan doğruya görüşmek için huzura alınmasına izin vermezdi. Görüşme talebinde bulunan biri olduğunda kurul sekreteri hükümet sekreterine haber verir, o yüksek rütbeli bir memura bildirir ve bu memur da talebi mühim şahsiyete iletirdi. İşte Kutsal Rusya'da işler böyle yürür. Yüksek rütbeli devlet memuru seviyesine ulaşabilmek için herkes amirinin hareketlerini taklit eder.
Uzun uzun hesap kitaptan sonra Akaki en az bir yıl boyunca bazı günlük giderlerini azaltması gerekeceğine karar verdi. Akşam çayından vazgeçecek, mum masrafından tasarruf için evrakları ev sahibesinin odasında temize çekecekti. Aynı zamanda ayakkabılarının az aşınması için mümkün olduğu kadar bozuk kaldırımlardan kaçınacak ve çamaşırcı kadına yıkanacak o kadar fazla çamaşır vermeyecekti. Önceleri kısıtlamaları hayli sıkıcı bulduysa da yavaş yavaş alışıverdi hatta akşamları yemek yemeden aç yatmaya başladı. Besin noksanlığından Akaki rahatsız olmuyor, yeni paltosunun hayali ruhunu yeterince besliyordu. O andan itibaren hayatında bir boşluk doldurulmuş, sanki evlenmiş de hayat yolculuğunda her şeyi paylaşan bir hayat arkadaşı olmuştu, yalnız değildi. Hayat arkadaşı; sahip olacağı güzelce vatkalanmış, astarlanmış, yeni paltosunun hayaliydi.
Böyle durumlarda genç adam iki eliyle yüzünü kapar, insanların kalbinde insani duyguların ne kadar az olduğunu, aydın ve her yerde iyi, saygın olarak bilinen nice insanın kalbinde ne derece kabalığın, acımasızlığın yer aldığını düşünürdü.
Rusya'nın tümünde devlet memurlarından daha duyarlı insan yoktur. Her memur; kendisini taciz eden bir şey olduğunda, toplumdaki her şahsın aşağılanmış olduğuna inanır.